japon forum

japon kültürüyle ilgili herşey
 
AnasayfaSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Akira Kurosawa

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
yamgur



Mesaj Sayısı : 22
Kayıt tarihi : 08/03/09
Nerden : istanbul

MesajKonu: Akira Kurosawa   Paz 24 Mayıs 2009, 13:08

Yönetmen, yapımcı, senarist. İmparator lakaplı Kurosawa, sinema dünyasında bir çok tekniği ilk kez kullanarak öncü olmuş, filmlerinde birden fazla kamera kullanmış, Batı dünyasını kıskandıran başyapıtlara imza atmış ve düşük bütçeli filmlerde bile dehasını ortaya koymuştur. Seven Samurai, Ran, Dreams, Rashomon, Yojimbo ve Dersu Uzala; gelmiş geçmiş en büyük yönetmenlerden biri olarak görülen rejisörün önemli filmleri arasındadır. Amerikan film endüstrisince senaryoları ve filmleri en çok taklit eden yönetmen olan Kurosawa, iki büyük dünya savaşını görmüş ve atom bombası felaketini yaşamış, gittikçe kararan bir dünyada, kendine bile yabancılaşan insan için duyarlılıkların ölmeyeceğine inanmış ve filmlerinde bu umudun ışığını yükseltmiştir.


23 Mart 1910'da Isamu ve Shima Kurosawa'nın sekiz çocuğundan biri olarak Tokyo, Japonya'da dünyaya geldi. 3 erkek, 4 kız kardeşi olan Kurosawa'nın babası askeri okulda müdürdü ve samuray savaşları üzerine araştırmalar yapıyordu. Öğrenciyken çizim konusundaki yetenekleri yüzünden yüreklendirilen Kurosawa, bu yeteneğinden ötürü ileride her filminin senaryo aşamasında "story-board"unu çizecekti. Kurosawa, 1923'teki Büyük Kantō depreminden oldukça etkilenmişti. Ülkesi Japonya'nın katı toplumsal yapısı ve otoriter kuralları, Kurosawa’nın ailesine de yansımıştı ve Akira, Samuray kültüründen gelen babasının baskıcı tutumuna uyum göstermekte zorluk çekmişti.
Sakin bir çocukluk geçiren Kurosawa'nın kardeşi Heigo Kurosawa, Japonca'da benşi olarak adlandırılan ve sessiz filmlerde anlatıcılık yapan kişi anlamına gelen işle uğraşıyordu. Heigo'nun önerileri doğrultusunda birçok sinema klasiğini izleme fırsatı bulan Kurosawa resimle de yakından ilgileniyordu. Ağabeyi Heigo'nun intiharı, bu olaydan birkaç ay sonra da en büyük erkek kardeşini kaybetmesi Kurosawa'yı erken yaşlarda büyük travmalarla tanıştırmıştı. Kurosawa'nın kelimelerle de güçlü bir ilişkisi vardı ve radikal bir üslupla yazdığı yazılar birkaç dergide yayınlandı. Kendisini o dönem komünist olarak tanımlamıyordu ama daha sonra yapacağı açıklamalarda bu durumu kabullenecekti.

Sinemaya olan tutkusu nedeniyle 1936'da film endüstrisine adım atan Kurosawa, Japonya'nın önde gelen stüdyolarından PLC'de yardımcı yönetmenlik yapıyordu. Kajiro Yamamoto'nun yanında yetişen Kurosawa, yönetmenle 1941'de Uma adlı filme imza attı. Bir sonraki yıl Tsubasa no gaika ve Seishun no kiryu filmlerinde de yardımcı yönetmen olarak çalışan Kurosawa, ilk uzun metrajlı filmi Sugata Sanshiro için 1943'te kamera arkasına geçti. Film sansüre uğradı. Japon hükümetinin kontrolünde çektiği filmlerde milliyetçi temalara rastlanıyordu. Örneğin, The Most Beautiful isimli filmi propaganda niteliği taşıyordu ve askeri bir fabrikada çalışan kadınlarla ilgiliydi. Judo Saga 2 anti-Amerikan eğilimler taşıyordu ve yönetmenin ilk post modern savaş filmi olan No Regrets for Our Youth'ta eski Japon rejimini eleştiriyordu. Çağdaş Japonya ile ilgili olarak Drunken Angel ve Stray Dog gibi filmleri yöneten rejisör, adının tüm dünyada duyulmasını sağlayacak olan ve ona Venedik Film Festivali'nde Altın Aslan ödülü kazandıracak Rashomon'ı 1950'de izleyiciyle buluşturdu. Rashomon, 1952'de oskar adayı olduğunda batılı seyircinin dikkati Japon sinemasına çekilmişti ve bu ciddi bir başarıydı. Bir haydutun ormanda bir samurayı öldürüp karısına tecavüz etmesi sonrası, haydutun, samurayın, tecavüze uğrayan kadının ve tüm bunları izleyen oduncunun olayı farklı açılardan anlattıkları film, gerçeğin göreceli bir kavram olması temasını işliyordu. Kurosawa'nın filmde kullandığı yeni çekim ve anlatım teknikleri yönetmenin gücünün anlaşılmasını sağladı.

1945'de Yôko Yaguchi'yle hayatını birleştirmiş olan yönetmenin Hisao Kurosawa ve Kazuko Kurosawa isimlerinde iki çocuğu oldu.

Kurosawa Dostoyevsky'nin Budala adlı romanını beyaz perdeye uyarladığı Hakuchi'den sonra İkiru(1952) ve 1954'te ona yeniden oskar adaylığı getiren filmi Shichinin no samurai'i (Seven Samurai) çekti. Japon sinema tarihinin en önemli filmlerinden biri olarak kabul edilen yapımda Kurosawa, eşkiyaların saldırısı altındaki bir köyü korumakla görevli yedi samurayın hikayesini anlatıyordu. Filmden sonra yönetmen John Sturges; Yul Brynner, Eli Wallach ve Charles Bronson'lı oyuncu kadrosuyla dikkat çeken ve Kurosawa'nın senaryosuna bir çok açıdan çok benzeyen The Magnificent Seven'ı çekti.

William Shakespeare'in "Macbeth" adlı eserinden sinemaya uyarladığı Kumonosu Jô (1957), Gorki uyarlaması Donzoko (1957) ve daha sonra star-wars filmine esin kaynağı olacak Kakuşi Toride No San Akunin'i (1958) çeken yönetmen, yine Hollywood'a olağanüstü bir fikir veren (Bir Avuç Dolar İçin) Yojimbo için 1961'de kamera arkasındaydı.

Aynı ekiple çalışmaya özen gösteren Kurosawa'nın filmlerinde Fumio Hayasaka müzikleri, Asakazu Naki ise kameramanlığını yaptı. Takaşi Şimura ve Toşiro Mifune de oyuncu olarak Kurosava'nın birçok filminde başroldeydiler. Tora Tora Tora adlı filmiyle 60'ların sonunda Hollywood'a giden Kurosawa, yapım tamamlanmadan ülkesine döndü ve Rus bir subayla Moğol bir avcı arasında geçen bir dostluk öyküsünü anlattığı Dersu Uzala'yı çekti. Dersu Uzala Kurosawa'ya 1976 yılında en iyi yabancı film oskarını kazandırdı.

1980 yılında eserleri Francis Ford Coppola ve George Lucas tarafından büyük bir hayranlıkla izlenen Kurosawa iki yönetmenin yardımlarıyla epik bir samuray filmi olan Kagemusha'yı (1980) yönetti ve bu filmiyle Cannes Film Festivali'nde büyük ödülün sahibi oldu.

Filmografisinde büyük önemi olan Ran (1985), Dreams (1990) ve Madadayo (1993) filmlerini çektikten sonra Kurosawa'nın başarılarla dolu hayatı 6 Eylül 1998'de Tokyo'da sona erdi.

Birçok yönetmene ilham kaynağı olmuş olan Kurosawa, birçok sinema otoritesi tarafından tüm zamanların en iyi yönetmenlerinden biri olarak görülmüştür. Eserleri zamanın ötesindedir.

Kurosawa'dan


İyi bir yönetmen, iyi bir senaryo ile başyapıtlar üretebilir; aynı senaryo ile vasat bir yönetmen, ancak sıradan bir film yapabilir. Fakat kötü bir senaryo ile çok iyi bir yönetmen bile iyi bir film yapamaz. Bir sinema özdeyişine göre , kamera ve mikrofon , yangını ve suyu birlikte geçmelidirler. gerçek bir film ancak böyle yapılabilir ve güç büyük ölçüde senaryodadır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Admin
Admin


Mesaj Sayısı : 3043
Kayıt tarihi : 04/01/08
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: Akira Kurosawa   Paz 24 Mayıs 2009, 15:43

tanıtım için teşekkürler
kaynak yok mu ben mi göremedim ?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://japon.nforum.biz
albertine



Mesaj Sayısı : 4868
Kayıt tarihi : 11/09/08
Yaş : 28
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: Akira Kurosawa   Paz 24 Mayıs 2009, 16:47

bilgiler için teşekkürler seven samurai filmi çok başarılı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Torazo-Takeda



Mesaj Sayısı : 31
Kayıt tarihi : 29/04/09
Nerden : Eskişehir-Ankara

MesajKonu: Geri: Akira Kurosawa   Salı 26 Mayıs 2009, 17:47

Rashamon-Yojimbo - Sanjuro filmleride harikadır.Şiddetle tavsiye ederim.(Toshiro Mifune oynuyor filmlerde)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
yukionna



Mesaj Sayısı : 1
Kayıt tarihi : 27/09/09
Yaş : 35

MesajKonu: Geri: Akira Kurosawa   Paz 27 Eyl. 2009, 16:17

kendimle ilgili birşeyler yazmak düşüncesi aynalı kutudaki kurbağayı anımsattı bana. görüntüme uzun yıllar boyu değişik açılardan bakıp beğendiklerimi ve beğenmediklerimi ayırmalıydım. on ayaklı bir kurbağa olmayabilirim; ancak aynada gördüklerim sanırım kurbağa gibi yağlı sıvıya benzer bir şeyler salgılatacak bana, diyerek otobiyografisine başlayan imparator.
23 mart 1910’da, omori, tokyo’da, yedi kardeşin en küçüğü olarak doğuyor. annesi osaka’lı tüccar bir aileden geliyor. baba tarafını tanımlamak için baktığı soyağacında ise, abe sadato’nun adını görüyor. abe sadato(1015/1062) tarih kitaplarında kuzey japonya’nın ünlü savaşçıları arasında anılıyor. babası yoritoki ve küçük kardeşi abe muneto, genci savaşçıları imişler. imparatorluk sarayının emirlerine boyun eğmemiş, minamoto yoriyoshi ile yaptığı savaşta ölmüştür. aileye soyadını veren jirisaburo kurosawa ise, abe sadato’nun üçüncü oğlu oluyor. dolayısıyla akira kurosawa kahramanlıklarıyla anılan bir samuray soyundan geliyor.
öğrencilik hayatına morimura gakuen’de başlıyor. bu okulda çok zorluk yaşıyor ve arkadaşlarına ve okuluna adapte olamıyor. ailesinin tokyo’nun başka bir semti olan koishikawaya’ya taşınmasıyla okulu da değişiyor. kurada okulu’na gitmeye başlıyor. burada zekasının serpilip gelişmeye başlaması ise zaman alıyor.
akira kurosawa, onu o yapan etkenleri üç başlıkta topluyor: abisi heigo, arkadaşı keinosuke uekusa ve ismini saygıyla andığı, ondaki resim tutkusunu tetikleyen öğretmeni seici tachikawa. bunun dışında, samuray kanı taşıyan, sağlam karakterli babası ve onun için yeri doldurulamaz bir öğretmen olan, yönetmen kachiro yamamoto (yama-san) da katılırsa sanırım akira kurosawa’nın eksik parçaları da tamamlanmış oluyor.
akira kurosawa, babasından pekçok yönde besleniyor. sinema ve sporda gelişiyor. sporda özellikle, kendo, beyzbol, eskrim, kılıç, yüzme ve kaligrafiye ilgi duyuyor. bunların hepsi babasının yönlendirmeleriyle olmuştur.
süreç içinde sinemayla ilgileniyor, resimle ilgileniyor ve onun için büyük gözlem imkanı taşıyan kanto depremi'ni yaşıyor.
1935’te p.c.l film stüdyoları yönetmen yardımcıları arıyor. ilk sınavı ‘’japon sinemasının temel sorunları, nedenleri ve çözümleri konusunda örnek ve öneriler’’ konulu oluyor. sınavı kazanmasının ardından çeşitli yazılı ve sözlü sınavlara girdikten sonra, diğer yönetmen yardımcılarının aksine herhangi bir üniversiteden mezun olmamasına rağmen yönetmen yardımcılığına kabul ediliyor. başlangıçta gönülsüz olsa da, babasının ‘’denemekten zarar gelmez’’ felsefesi üzerine işe başlıyor. herşeyden önemlisi, bu stüdyoda çalışmaya başlamak, akira kurosawa’nın en büyük hocası yamamoto ile tanışmasına vesile oluyor.
sinema kariyerine böylece başlayan kurasawa, tıpkı sugata sanshiro gibi, cilalandıkça parlıyor ve bugünün ve geçmişin en iyi japon yönetmeni haline geliyor.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Akira Kurosawa   Paz 25 Ekim 2009, 14:07

Bugün ``Rashomon ``filimini interneten bulup izledim.Filimin beni özellikle etkileyen kismi,,insanlgin gidisatinin sorgulanmasi ,ve insanlarin insanligini kaybetmesinin ,salgin hastaliklar,ve diger felekatlerden daha vahim oldugu ve bunun yaratagi korku ,endise,sikinti ...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Akira Kurosawa   Çarş. 28 Ekim 2009, 03:59

filimi türkce altyaziyla asagidaki linkten izleyebilirsiniz

http://www.youtube.com/watch?v=GgMxs13ES0Q&feature=channel
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Akira Kurosawa   Bugün 16:23

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Akira Kurosawa
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
japon forum :: Sinema & Tiyatro & Müzik :: Sinema & Televizyon :: Sinema-
Buraya geçin: