japon forum

japon kültürüyle ilgili herşey
 
AnasayfaSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Kyokushinkai Karate

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
El Mariko



Mesaj Sayısı : 2806
Kayıt tarihi : 10/02/08
Nerden : Isvicre Turkish ghetto BrRONXXX

MesajKonu: Kyokushinkai Karate   Salı 12 Şub. 2008, 22:16

Karate ve Kyokushin Karate sanat sporunun dünyada olan gerçek tarihi ve insan medeniyeti....



İnsan tarihi ve süreci içinde asırlardır insanoğlu silahlı ya da silahsız dövüşe gerek duymuştur.Dünyada insanlar,yaşam boyu kendilerini korumak ve savunmak için dövüş sporları öğrenmeye yeltenmiş ve hayat boyu nesilden nesile geçerek ilim ve teknoloji araştırmaları gibi arkası bitmez buluşlar, teknikler,geliştirmişlerdir.

İnsanlar asırlardır araştırıp buldukları projeyi zaman içinde geliştirip, kaba kuvvet ve düzensiz tekniklerden arandırarak, insan mantığının kabul ettiği doğrultuda yeni buluşlara doğru yeltenmişlerdir.
O tarihteki üstadlar, yeni projeler bulmak için kendi aralarında amansız bir mücadele başlatmışlardır.Dünyamızda, bu karate dövüşü ve savaş sanatlarıyla uğraşanların, faaliyetlerini yalnız ferdi değil, birlik ve beraberliği sağlayacak bir organizasyon çatısı altında yürüttükleri hepimizin malumudur.

Uzak doğu ülkelerinin üstadları, mantıklarına dayanarak insanoğlunun dövüş yapmak için kullandıkları el ve ayak darbelerini karate sanatı olarak telaffuz etmeye teknolojinin zayıf olduğu 1900'lü yıllarda başlamışlardı.

O yılların ileri gelen üstadları araştırmalarına çok yönlü, sağlıklı ve geniş bir tekniğe ulaşmaları için büyük bir şevkle çalışmalarına hız vermişlerdir.
Bu arada 1868 yılında okinava'da doğan üstadımız "Ginchin Funakoshi" küçük yaşta karate savaş sanatına başlar.Üstadımız "Ginchin Funakoshi" , dönemin büyük hocalarının eğitimden geçtikten sonra, o dönemde katıldığı müsabakalarda, seminerlerde, dönemin dövüşçüleri arasında Okinava'nın en bilgili ve en çalışkan talebesi seçilir. O dönemde bu durumu farkeden Japonya Başbakanı Üstadımız Ginchin Funakoshi'yi eğitim ve öğretim için oraya en yakın üniversiteye verir.Üstadımız üniversiteye başlar başlamaz hiç zaman kaybetmeden çeşitli teknikler, projeler ve bunlara benzer birçok projeyi geliştirir.1917 yılından itibaren üstadımız geliştirdiği bu projeleri kısa zamanda dünyanın her yerine yaymayı başarır.
Dünya basını, Üstadımızın geliştirdiği teknikleri karate projesi olarak olumlu, sağlıklı ve insanoğluna son derece yararlı bir sanat olarak dünyaya tanıttı.Bu kültür hazinesinin, tüm insanlara yararlı bir sanat olduğu kanaatine vardılar.

Ginchin Funakoshi üstadımızın karate çalışmalarına başladığı tarihten itibaren 88 yıllık yaşamı boyunca çalıştığı branşlar şunlardır:

Shotokan Karate, Goju kai karate, Wado-kai Karate, Çin Kung-fu'su, Tai-Chi, Kempo Karate, Budo spor ve savaş sanatları üzerine çalışmıştır.Bu zaman dahilinde binlerce öğrenci sahibi olmuştur.Binlerce hoca yetiştirmiştir.Yetiştirmiş olduğu binlerce hocaların arasından çıkan ve emsali az bulunan değerli hoca Masutatsu Oyama, hocasının ölümünden hemen sonra yukarıda saymış olduğumuz branşları, en güzel tekniklerini alarak bir branş haline getirerek sadeleştirmiştir.


Bu arada 1957 yılında büyük üstad Ginchin Funakoshi'nin ölümüyle, öğrencisi olan Masutatsu Oyama, hocasının yerine yepyeni bir branş adıyla geçmiş oldu.Masutatsu Oyama, kendine özel bu branşın adını Kyokushinkaikan Karate olarak tüm dünya birliklerine duyurmuştur.Kyokushin Kaikan Karate, ingilizce deyimiyle "The Strongest karate İn The World", türkçe anlamı ile, Dünyanın gelmiş geçmiş en düzenli ve en güçlü tekniğine sahip karate branşıdır.

Sosai Mas. Oyama, 1923 yılında güney Kore'de doğdu.Doğduktan bir kaç yıl sonra ilk öğrenimini yapmak için Tokya'da yaşayan ablasının yanına ailesi tarafından gönderilir.Tokyo'da bir taraftan öğrenimini sürdürür, bir taraftan da spor savaş sanatlarına (Karate'ye) çok meraklı olan Sosai Mas. Oyama bu gibi dojolara kayıt olabilmek için araştırmalar yapar.Bir müddet sonra aradığını bulur, kaydını yaptırır ve aktif çalışmalarına devam eder.
Sosai Mas. Oyama her ne kadar ailesi tarafından Japonya'ya gönderilsede doğduğu ana yurdu güney kore'yi terketmemişti.1936 yılında Sosai Mas. Oyama ilk gitmiş olduğu Çin Kempo Karate okuluna kaydını yaptırır ve ilk iki yılını doldurur, neticede aynı okuldan 1.Siyahkuşak yani 1.Dan'ı alır.Sosai Mas. Oyama hemen ardından 1938 yılında Japonya'da Yamanashi Havayolları Okulu'nda çalışır.Bir süre sonra üstaddan aldığı karate tekniklerini zaman içerisinde, hocasının olmadığı muayyen günlerde Japon Gençliği'ne bizzat kendisi asistanlık ederek öğretmeye başlar.1940 yıllarında 2.Dünya Savaşı esnasında Sosai Mas. Oyama'nın tek düşündüğü ve kafasını kurcaladığı olay karate'dir.Tek ideali başarmak, başarmak, başarmaktır.Ne enteresan olaydır ki, 2.Dünya Savaşı'nın en sıcak anları yaşanırken bile onun tek düşündüğü karate sanatı'nı daha ileriye götürmek idi.


En son tarafından Perş. 14 Şub. 2008, 22:42 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.kyokukanacke.tr.gg
Admin
Admin


Mesaj Sayısı : 3043
Kayıt tarihi : 04/01/08
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: Kyokushinkai Karate   Çarş. 13 Şub. 2008, 23:06

OyamaMasutatsu demiş ki:
Bu arada "Dinamik Karate" adlı kitabı Japon Basını Japon Dergisi olarak yayınlar.Hemen ardından "Modern Karate" kitabı da yayınlamak üzere çalışmalara başlanır.

konun başını unuttun mu? yoksa ben mi kaçırdım Very Happy ve bilgiler için teşekkürler Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://japon.nforum.biz
kazemaru



Mesaj Sayısı : 276
Kayıt tarihi : 05/01/08

MesajKonu: Geri: Kyokushinkai Karate   Çarş. 13 Şub. 2008, 23:09

Oyama-san bilgiler için teşekkürler. Küçükken ben de karateye gitmiştim anılarım canlandı Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
El Mariko



Mesaj Sayısı : 2806
Kayıt tarihi : 10/02/08
Nerden : Isvicre Turkish ghetto BrRONXXX

MesajKonu: Geri: Kyokushinkai Karate   Perş. 14 Şub. 2008, 21:53

cok uzun gelmis Smile ondan basi gözükmedi. farkedemedim özürdilerim
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.kyokukanacke.tr.gg
Admin
Admin


Mesaj Sayısı : 3043
Kayıt tarihi : 04/01/08
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: Kyokushinkai Karate   Perş. 14 Şub. 2008, 21:59

OyamaMasutatsu demiş ki:
cok uzun gelmis Smile ondan basi gözükmedi. farkedemedim özürdilerim

mesajı editleyebilirmisin yada başını ayrıca eklermisin Aslında ilgilendiğim bi konu değildir ama yinede merak ettim Very Happy Very Happy Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://japon.nforum.biz
El Mariko



Mesaj Sayısı : 2806
Kayıt tarihi : 10/02/08
Nerden : Isvicre Turkish ghetto BrRONXXX

MesajKonu: Geri: Kyokushinkai Karate   Perş. 14 Şub. 2008, 22:43

OYAMA'NIN HAYATI MÜCADELEYLE GEÇER

Sosai Mas. Oyama, bu düşünceler içerisinde başarılarına bir yenisini daha ekleyerek, 1940 yılında Takushoku üniversitesinden siyah kuşağın 2.Dan'ını almaya hak kazanmıştır.

1945 yılında savaştan dolayı harabeye dönmüş dünyamızda ve özellikle Amerika'nın Japonya'ya atmış olduğu atom bombalarından dolayı Japon halkı korkulu anlar yaşarken dahi Sosai Mas. Oyama kafasında tasarladığı Kyokushin-Karate araştırmalarına devam ediyordu.

Oyama Tokyo şehrinin Suginami-Ku bölgesinde bulunan Eiwa-Karate-Do Teknik Enstitüsünde çalışmalarını sürdürür.Fakat bu enstitü altı ay sonra kapanır.Bunun üzerine Sosai Mas. Oyama 1946 yılında Tokyo'daki Waseda Üniversitesinin karate do araştırmalarını sürdürür.Özellikle ( Katana ) Kılıç Samurai silahşörleri hakkında daha sağlıklı bir kaynağa sahip olabilmek için, dönemin ünlü Samurai yazarlarından "Eiji Yoskikawa ve Shiro Ozaki'ye gider ve onların derin bilgi kaynaklarından çok şey öğrenir.

Oyama, her nekadar hayatının büyük bir bölümünü dağlarda çalışarak geçirdiysede;Bu tür hafif çalışmalar onun için yeterli olmamıştır.Bu nedenle değişik bir uygulamayla Minobu dağına çalışmaya çıkar.Doğanın bu zor şartları altında tek başına çalışır.Bu tür dağ çalışmalarını birkaç kez tekrarlar.Bunlardan birinde Chiba'daki Kiyosumi dağında en uzun süre ile onsekiz ay kalmayı başarır947 ve 1948 yıllarında, Japonya ve dünya savaşı esnasında Japonya'nın Kyoto şehrinde bir karate şampiyonası organize edilir.Şehrin Maruyama Gymnasium kapalı spor salonunda yapılan bu şampiyonada Oyama şampiyon olur.

Müsabakalar esnasında Oyama'nın ilginç ve seri tekniklerden oldukça etkilenen ve hayran kalan seyirciler "Balyoz adam" "Balyoz adam" diye Oyama'ya tezaruhat yapıyorlardı.

Oyama'nın azimli ve hünerli çalışmaları neticesinde katılmış turnuvada elde ettiği bu büyük başarısında; dağlarda zorlu şartlar altında yapmış olduğu ağır çalışmaların çok fonksiyonu olmuştur.Oyama, ingilizce deyimiyle "Train More Than You Sleep" Türkçe deyimiyle "Yattığından fazla çalış" tabirini benimsemiş;İnançla, azimle ve bilinçli bir şekilde çalışarak kendisini başarıdan başarıya götürdüğünü halkın gözleri önünde ispatlamıştır.

Oyama'ya göre Kyokushin-Karate yapan ve gerçek anlamda bir Kyokushin üstadı eli altında yetişen bir Karateka ( Karateci ),ahlakı, terbiyesi, medeniyeti ve halkla ilişkileri çok iyi olmakla beraber kendisine güven duymalıdır.Kyokushin-Karate'ye yeni başlayan bir karateka ( Karateci )nın acemilik devresini geçmesi için; üye olduğu tarihten itibaren 1001 gün çalışması gerekir.

Üstadlık belgeleri alabilmek ve uluslararası bir karateci olabilmek için ise 10.000 gün çalışır üye olmak lazım gelir.Bu çalışmaların neticesinde insan vücudunda Kyokushin-Karate'nin gerçek savaşçı ruhu ve gerçek cevheri oluşur.



Kyokushin-Karate camiası olarak bizim düşüncelerimize göre; Kyokushin-Karate bir spor olmaktan öte, bir uzak doğu dövüş sanatı olarak bütün dünyaca da bilinmektedir.

Bu itibarla kurallarımızın bazı maddelerine göre vuran haklıdır.Özellikle yasal bölgelere etkili vuruşlar yapıldığı taktirde yüksek puanımız olan ippon ( 1 puan ) verilir ve neticede vuran kazanır.

Ülkemizde Budo savaş sanatları ve karate dövüş sanatları ile uğraşan bazı kişilerin, birbirlerine karşı zaman zaman hiç mi hiç saygılı olmadıkları gerçeği, gerek basın yolu ile gerekse toplantı ve seminerlerde görülmektedir.

İşte Kyokushin-Karate'nin gerçek eğitimini ve disiplinini gerçek Kyokushin hocalarından alan karateci yukarıda bahsettiğimiz düzensizliğe ve saygısızlığa asla benzemeyecek kadar medeni ve dürüstür.

İşte bu nedenlerden dolayı en büyük hocamız olan Oyama'nın disiplini, katı kuralları ve dürüstlüğü neticesinde Kyokushin-Karate branşımız olağanüstü büyüdüğü ve bu sebeble dünyamızı yönetim kolaylığı açısından 13 bölgeye ayırmıştır.

Bizler Kyokushin-Karate Organizayonu olarak bütün dünya insanlarıyla kültür, ahlak, terbiye ve medeniyetimizle kardeşiz, bir aileyiz ve törelerimizde hiçbir zaman saygısızlık yapılmasına asla müsade etmeyiz.

Bu tür davranışlarımız ve disiplinimiz dahilinde kaldığımız müddetçe, hiç süphesizdir ki her vatandaş ailesine, devletine, bayrağına ve milletine faydası olacağı kanaatindeyiz.
950 yılında Oyama, Chiba'da bir mezbahanın kuruluş yılı dolayısıyla orada bulunduğu sırada insan oğlunu gücünü göstermek amacıyla güreşçi boğaların üzerinde boğa öldürme tekniğini uygulamıştır.Daha sonra değişik zamanlarda ve ülkelerde 47 güreşçi boğa ile dövüşmüş, hepsini yendiği gibi, 4 tanesini de boynuzunu ve kaburga kemiklerini kırmak suretiyle vermiş olduğu ağır darbeler neticesinde öldürmüştür.

Oyama, bu olağan üstü gücün vücudunda bulunduğunu Kyokushin-Karate branşını kurarak bütün dünyaya kanıtlamıştır.

Bu olayın ardından Oyama, bütün dünya devletleri senatörlerinin ve dünya basınının takdir ve tebriklerini kazanmıştır.



1951 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nin Japonya'da bulunan askeri birliklerine; Zama kampları olarak bilinen; Fuchu, Taehivaha, Yokohama, Yokusuka, Yokuta ve Tokonozawa kentlerinde bulunan kamplarda, askeri amaçlı karate tekniği ve yakın dövüş sanatını Oyama bizzat çalıştırmıştır.

1952'de Chicago'da kurulmuş bir karate organizasyonuna, Kyokushin-Karate branşına dövüşmesi için Japonya'da bulunan Oyama'ya davetiye gönderilir.Chicago'daki organizasyona Oyama'nın yardımı; 11 ay boyunca ders verirken 32 gösteri ve buna benzer birçok sanat eserini, 7 kişi ile dövüşerek başarısıyla ispatlar.

1953 yılında Oyama tekrar Amerika Birleşik Devletleri'nin Chicago şehrine gider.Ve orada bir kez daha güreşçi boğalar ile dövüşüp azgın boğanın boynuzunu bir el darbesi ile, kafasından uçurup, yere indirmeyi başarır.Bu olayı gören seyirciler adeta şok olmuştu.

Oyama 1954 yılında ABD'den yorgun argın döner ve ardından kısa bir süre için Japonya'ya döner.Hiç dinlenmeden, sağlığını hiçe sayarak, hayatını bile bile tehlikeye atarak çalışmalarına devam eder.Chiba'da bulunan Boso mıntıkasında 3 ay film için çalışır.

Aynı dönemlerde Oyama bugüne kadar elde ettiği bilgi ve birikimlerini karate projesini bir noktada birleştirerek bir okul açmaya karar verir.Tokyo ( Yanık adlı ) Mejiro'da ilk okulun açılışını gerçekleştirir.

Daha önceki günlerde ve yıllarda, gerek dağlarda gerekse çalıştığı ve eğittiği değerli ve sadık öğrencilerinden olan A. MİZUSHİMA ve A. YASUDA asistanlarını, açmış olduğu okulda görevlendirir.Bu okul, dünyamızın bir çok ülkesinin karate öğrenmek istiyen insanlarının uğrak yeri olmuştur. Aynı okulda, dünyada onbinlerce kişi Oyama'dan faydalanmıştır.



1955 yılında ABD'den bir üst yetkilisi Oyama'yı davet eder.Her zaman olduğu gibi bu davetiyeye de olumlu cevap verir.Amerika'ya gittiğinde bir ucundan bir ucuna kadar ders vermek için gider.Amerika'da ders verme faaliyetini Kyokushin-Karate'nin gizemli ve kendine has olan tekniklerini bütün varlığı ile göstererek sürdürmüştür.Oyama o muhteşem ve nefes kesen gösterilerinden birisi ise elin keskin tarafı ile viski şişesini masanın üstünde durmuş iken bir vuruşta ikiye böler.Bu gösteride Oyama, kendisini seyderenleri büyülemişti.

Oyama, kendi branşı olan Kyokushin-Karate'yi kabul ettirmek için gerek Güney Amerika gerekse Avrupa'nın değişik branşlarından tanınmış en iyi dövüşcüleriyle dövüşmeye karar verir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.kyokukanacke.tr.gg
El Mariko



Mesaj Sayısı : 2806
Kayıt tarihi : 10/02/08
Nerden : Isvicre Turkish ghetto BrRONXXX

MesajKonu: Geri: Kyokushinkai Karate   Perş. 14 Şub. 2008, 22:45

yama Hırçın Bir Boğanın Gazabına Uğrar

Ve Ciddi Yaralanır

1956 yılında Oyama Okinawa'dan başlayarak Güney Doğu Asya bölgesini kapsayacak bir yolculuğa koyulur.Amaçları doğrultusunda gerçekleri ve yalnız gerçekleri öğrenmek için yüzlerce dövüş stillerden öğrendiği ve kafasına yerleştirdiği bilgi ve birikimlerde, büyük bir heyecanla Güney Doğu Asya'da Tokyo'ya dönmesiyle dünya tarihine geçecek küçük bir okulu daha, Rikkyo Üniversitesi'nin arkasındaki küçük bir stüdyoda Oyoma Karate Okulu adıyla açar.Burada, yukarıda bahsedilen ve Güney Doğu Asya da değişik stillerden toparladığı bilgi ve birikimleri öğrencilerine vermeye devam eder.

Zaman içinde eğittiği ve gerçek asistanı olarak kabul edilen değerli öğrencilerinden K.Mizushima, E. Yasuda, M. İshibashi ve T. Minamimoto'yu açmış olduğu okullarda eğitim vermek üzere görevlendirir.

Kyokushinkaikan genel merkezi olacak ve Oyama'nın idealindeki gerçek disiplin ve itibarı sağlayacak şekilde herhangi bir öğrencinin Oyama okuluna kayıt olup çalışmalarına başladığı günden itibaren 1.000 gün çalışması neticesinde acemilik derecesinden üstadlık derecesine terfi edilmiş olur.Üstadlık devresinde ise 10.000 çalışma gününü bitiren bir öğrencinin, bu neticede Kyokushinkai-Karate hayatı başlar.Bu çalışma programını başarı ile bitiren bir öğrenci üstadlık belgelerini almayı hakeder.









1957 yılında Mas Oyama Karate Sanatı ve Kyokushinkai-Karate geleceği hakkında gösteri, tanıtma ve Kyokushinkai-Karate'nin kültürünü uluslararası alanda yaymak amacıyla çeşitli ülkelerde okullar açmaya yönelik çalışmalarını sürdürür.

Oyama çeşitli tarihlerde Avrupayı ve ABD'yi ziyaret eder.Fakat bir ziyaret, her zaman ki gibi başarılı bir ziyaret sayılmaz.Tabii ki, talih her zaman insanoğlunun yüzüne gülmüyor.İnsanoğlu ne oldum değil, ne olacağım demeli. Oyama'nın ABD'yi ziyaretinin amacı, gerek ABD gerekse meksika ülkerlerinde güreşçi boğalar ile dövüşmektir. Her iki ülkede de amacına ulaşmıştır. Oyama'nın amacı insanoğlunun hayal bile edemediği kaldı ki, yapmak bile mümkün görünmeyen olayları gerçek ve açık bir şekilde halkın önünde yapmaktı.

Önceki yıllarda gerçekleştirdiği gösteriler gibi başarılı geçeceğini düşünen Oyama, beklediğinin tam aksine Meksika'da gerçekleştirdiği boğa güreşinde, güreştiği boğaya yenik düşer. Bu azgın ve uyanık boğa Oyama'yı çeşitli yerlerinden fevkalade ciddi yaralar verir. Oyama güreşçi boğadan aldığı ciddi yaralardan dolayı altı ay hastanede yatar.




O dönemlerde Japonya'daki okulunda çalışan ve çok sevdiği öğrencileri olan bay Yajima ve bay Matsui üstadlık belgelerini alırlar ve aynı şekilde hizmetlerine Oyama okulunda devam ederler.
1958 yılında Oyama'nın yazdığı " Karate Nedir? " adlı kitap basılır.Bu kitap Japonya'da karate branşlarının kitapları arasında en çok satış rekoru kıran kitap olmuştur.

1958 yılında, yepyeni bir yıla girerken Oyama,bir yaş daha yaşlandığını hiç mi hiç aklına getirmezken, Kyokushin branşının bir ülkeye daha girdiği ve öğretildiği sevincini yaşıyordu.Oyama'nın ismi, derin anlam, kişiliği ve benliği ile karate'ye adamış bir insan üstünlüğü olarak bilinmektedir.Branşımızın üstadı olan Oyama'nın yardımı ile Kyokushin branşımızın dünyada ilk temsilcilik yeri Hawaii'de Shihan Bobby Lowe tarafından açılır.Japonya'ya ulusu dışında, ABD'nin resmi olan çeşitli devlet kuruluşları, polis akademileri, Batı noktası adlı yerin Amfibi Komando Birliği yetkilileri tarafından, söz konusu olan birlikleri çalıştırmak, gösteri ve yakın dövüş muharebesi öğretmek için Oyama'yı davet ederler.ABD'nin çeşitli eyaletlerinde çeşitli zaman ve tarihlerde kaldığı süre içerisinde yukarıda bahsi geçen devlet kuruluşları tarafından Oyama'nın bütün masrafları karşılanır.



Oyama,yaşadığı modern dünyamızda zaman içerisinde araştırıp edindiği ve öğrendiği bilgilerle ABD'ye davet edildiği o yıllarda söz konusu olan birlikleri kendi tekniği ile eğitmiştir.

Netice itibarı ile ABD'deki yetkililerin vardıkları kanaat şöyle olmuştur.Dünyamızın gelmiş geçmiş en gerçek tekniğine sahip olan Oyama'nın önderliğindeki Kyokushin-Karate'nin ta kendisidir. Modern dünyamızın çeşitli silahları olsa bile yakın muharebe olmadığı yerde hiç bir savaş kazanılmamıştır, denmiştir.Buda yukarıda bahsi geçen ABD'de resmi devlet birimlerine verdiği derslerden anlaşılmaktadır.

1959 yılındaOyama'nın akıl almaz düşünce ve kararları insanoğlunu hayrete düşürecek ve inanılması güç olan ( Ayı ) ile dövüşmesidir.Fakat bu kararı Hayvanları Koruma Derneği yöneticileri tarafından karşı protesto etmelerinde son anda Nokkaido şehrinde iptal edilir.

Aynı yıl Japonya dışında Hawaii'de Kyokushin-Karate Turnuvası düzenlenir ve Oyama bu turnuvaya baş hakem olarak davet edilir.Bu turnuva esnasında her zaman olduğu gibi hünerlerini ortaya koyar.Kyokushin-Karate branşımızın Oyama'ya has olan okulun yöneticileri tarafından Japonya'da Khinomiya Chiba'da yaz çalışma kampı yedi gün olarak gerçekleştirilir.Bu kampta gece gündüz dersler arası mola olarak yalnız ve yalnız bir saat zaman verilir.Bu yaz okulu olayı kısa bir zaman da bütün dünyaya yayılır ve büyük ilgi görür.Bugün Kyokushin-Karate bütün dünya ülkelerinde çalışıldığı gibi, belli zaman ve dönemlerde yaz kampı, kış kampı şeklinde kamplar organize edilmektedir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.kyokukanacke.tr.gg
El Mariko



Mesaj Sayısı : 2806
Kayıt tarihi : 10/02/08
Nerden : Isvicre Turkish ghetto BrRONXXX

MesajKonu: Geri: Kyokushinkai Karate   Perş. 14 Şub. 2008, 22:48

1960 yılında her zaman olduğu gibi Oyama tekrar ABD'ye ve değişik tarihlerde Avrupa'ya çeşitli toplantı ve seminerlere katılmak için davet edilir.Bu arada 2.Hawaii Kyokushin-Karate Turnuvası 16 ülkeden 72 dövüşçünün katılımıyla gerçekleştirilir.

1961 yılında ABD'nin San Francisco şehrinde Oyama Karate Okulu açılır.1961 yılının ortalarına doğru tekrar 3.Hawaii Kyokushin-Karate Turnuvası organize edilir.Bu arada aynı günlerde Los Angeles Kyokushin-Karate Okulu açılır.Bu kadar kısa bir zamanda Kyokushin-Karate okulları açmak, turnuvalar organize etmekten ciddi bir yorgunluk hisseden Oyama, direncinin yorgunluğunun karşısında adeta yenik düştüğünü gizlemeye çalışıyordu.

Öte yandan, Japonya'ya dönen Oyama ilk etapta kendi Oyama Okulunda haftada 3 ders vermeye karar verir.Böylece öğrencinin sağlığı açısından, bir gün çalışıp bir gün dinlenme günü olarak karar alır.Bu arada Kuzey Amerika açık turnuvası ( Madison Square Bardens ) New York'ta organize edilir.Bu turnuvaya baş hakem olarak Oyama davet edilir.

Bu gerçek tarih yazı dizisinden anlaşılıyor ki, kilometrelerce uzaklıkta olan bir temsilci ile hocası arasında herhangi bir sorunla karşı karşıya kalındığı ve medeniyetsizliğin vuku bulunduğu görülmemiştir. İşte Kyokushin-Karate'nin disiplini, işte insan medeniyeti ve işte modern dünyamızın modern Kyokushin Budo Karatesi.

1962 yılında Oyama, Avrupa ve ABD gibi ülkelerde yaşayan çeşitli branşların sporcuları ile tanışmak, dövüşmek ve kendi branşını kabul ettirmek üzere bu ülkelere gider.Bir müddet sonra 4.Hawaii Kyokushin-Karate Turnuvasına katılmak üzere bu ülkelerden ayrılır.Söz konusu olan turnuvasının neticesinde hiç zaman kaybetmeden Oyama, ülkesi olan Japonya'ya döner.Okulunda bir çok yabancı ülkelerden 20'ye yakın öğrencisinde 1.Siyah Kuşak ile onurlandırır.

1963 yılında Oyama tekrar Avrupa, ABD ve Afrika ülkelerini kapsayan bir geziye çıkar.Oralarda, çeşitli bilgi kaynağını ve değişikliği görür.Bunun üzerine büyük bir memnuniyetle temsilcilerini tebrik eder.Oyama, herşeyden emin bir şekilde uluslararası Kyokushin Temsilcilerine böylece tam not verir.

Oyama Japonya'ya döndüğünde müruru zamana uğramadan yardımcılarıyla bir toplantı yapar.

Bu toplantının içeriği ve sonuç itibariyle Kyokushinkaikan-Karate branşının genel merkezi Tokyo'nun İkebukuno şehrinde Honbu olarak kurar ve dünyaya bundan böyle seyyar bir organizasyon değil, merkezli bir Kyokushinkaikan-Karate ve kalıcı genel merkezini Honbu olarak dünya temsilcilerine müjdeler.Hemen ardından Amerika Birleşik Devletleri 2.Kyokushin-Karate Açık Turnuvası Hartford şehrinde organize edilir.



1964 yılında Maceracılar ( Muay Thai, Kick Boks ) yani bu yukarıda yazdığım branşın sahibi Oyama'ya tehdit savurur, meydan okur.Bu olay üzerinde Oyama fevkalade durur.Hemen ardından okulunda yetiştirmiş olduğu öğrencilerinden üçünü seçip yanına alarak Tayland'a gider.Orada organize edilen turnuva neticesinde Tayland'lılar ve Muay Thai, Kick Boks sahibini büyük bir hüsrana uğratılır.Bir branş sahibinin büyük konuşup meydan okuması elbette onu yanılgıya uğrattı.Böylece Tayland'lılara iyi bir ders verildi.Bu olay dünya dövüş branşları arasında büyük bir ilgi ile izlendi.Değerli meslektaşlarım atalarımızın dediği gibi " Başkalarının tokadını yemeyen kendi tokadını balyoz sanır. " tabirini unutmamak gerekir, el elden üstündür. Bu maceranın ardından hemen eski Japonya Başbakanlarındna E.Sato Nobel ödülünü o dönemlerde alan insan Kyokushin-Karate branşında yönetim kurulunda en önemli görevleri üstlenir ve Oyama aynı tarihlerde Uluslararası Kyokushinkaikan genel direktörü olur.Dolayısı ile Uluslararası Kyokushinkaikan-Karate Organizasyonu resmen Tokyo İkepukuro'da Honbu kurulur.ABD'den biri Gürcistan Devleti, Cumhuriyet Üniversitesi yetkililerinden ders, teknik, karate faaliyetini orada da öğretmeye gider ve bir ay boyunca orada kalır.

1965 ylında Oyama'nın kararı ile 320 yıl önce inşa edilen Magatoro Saitama dağında Mt.Mitsumine Manastırlarında kış kampı olarak organize edilir.Bu kamp sadece Kyokushin üst yetkilileri ve dünyadaki bütün temsilcilere katılma izni verilir.Gün doğup batışına kadar şu kısa bir zamanda Oyama Kyokushin-Karate geleceği hakkında çalışmalar yapar.

Ard arda çıkardığı çeşitli kitap ve kitapçıkları yazar.

Önceki yazı dizimizde adlarını verdiğimiz kitaplar ve bu yazı dizimizin sonunda değişik yıllarda ve zamanda basılan Oyama kitaplarının adlarını vereceğiz.Örneğin : 1965 yılında yazdığı ( This is Karate ) Karate Budur, adlı kitabı 300 yapraktan, 20.000 Fotograf ve terim açıklamalarıyla oluşan bu kitap çok değer kazandı.Bu vesile ile Kyokushinkaikan-Karate bu kitap ile bir tarih olduğunu her zaman göstermektedir. Önümüzdeki yazı dizisinde Kyokushinkaikan-Karate tarihinde
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.kyokukanacke.tr.gg
El Mariko



Mesaj Sayısı : 2806
Kayıt tarihi : 10/02/08
Nerden : Isvicre Turkish ghetto BrRONXXX

MesajKonu: Geri: Kyokushinkai Karate   Perş. 14 Şub. 2008, 22:49

1965 yılının ortalarında doğru Oyama'nın kararı doğrultusunda İngiltere'den Shihan Steve Arneil Japonya'da iken karate eğitimini bitirmek üzere ve 1.Siyah kuşağını alabilmesi için çeşitli sınavlardan geçtikten sonra 100 kişi ile kumite ( dövüş ) yapması lazım gelir.Böyle bir karar Oyama'nın öğrencileri için almış olduğu kararların en ağırıydı.

Dolayısı ile Kyokushin Tarihinde 100 kişilik kumiteyi ve zorluğu ilk kazanan İngiltere'den Shihan Steve Arneil olmuştur.Kazanmanın neticesinde kendi ülkesi olan İngiltere'ye döner ve o ülkenin branş şeflik ünvanını elde etmiş olur.

Öte yandan Oyama'nın yetiştirdiği öğrencilerinden Bay K.Kurosaki ABD'nin New York şehrinde ders vermesi için gönderilir.

Bu arada "Dinamik Karate" adlı kitabı Japon Basını Japon Dergisi olarak yayınlar.Hemen ardından "Modern Karate" kitabı da yayınlamak üzere çalışmalara başlanır.O yıllarda böyle bir kitap ve dergi yayınlandıktan kısa bir süre sonra Japon Basını ve kamuoyu arasında büyük beğeni kazanır.Oyama Japonya'da öz kardeşi olan S.Oyama'yı yetiştirdikten sonra Amerika Birleşik Devletlerine hem branş şefi ünvanıyla hem de ders vermesi için gönderir.

Kısa bir zaman sonra Amerika Birleşik Devletlerin'de Uluslararası Kyokushin-Karate Organizasyonu adı altında bir Organizasyon tescil edilmiş olur.Takibeden günlerde de Güney Amerika Kyokushin-Karate Organizasyonu'da tescil edilmiş olur.

Oyama aktif çalışmaları doğrultusunda dünyanın çeşitli ülkelerinde olduğu gibi büyük beğeni kazanır.Halk bu olayı benimsedikten sonra ünlü mankenler, devlet başkanları, senatörler ve çeşitli sinema aktörleri ve benzeri ünlüler hocamızdan ders alırlar.1966 yılının başında İngiltere'de Sean Connery 007 diğer adı James Bond Japonya'ya gider ve orada Oyama'dan ders alır.



Öte yandan ABD'de bulunan Oyama'nın kardeşi S.Oyama tekrar Japonya'ya çağrılır.Oyama'nın organize ettiği 100 kişilik kumitede dövüşerek başarısını ispatlar.Yukarıda söz konusu olan İngiltere'den Bay Steve Arneil'den sonra dünyada Kyokushin Tarihinde 100 kişilik kumiteyi başarıyla tamamlayan 2.kişi olur.

1967 yılında Bay K.Kato karate dersi vermek için Avusturalya'ya gönderilir ve aynı tarihte "Karate Hayatı" adlı Kitabı yayımlanır.



Hollanda'dan Bay Loek Hollander, Japonya'da organize edilen 100 kişilik kumite ile dövüşüp kazandıktan sonra Hollanda branş şeflik ünvanını ve aynı zamanda Avrupa Ülkelerinin başkanlığını elde etmiş olur. Bu arada Türkiye Kyokushin-Karate Branş şefi Sensei İlhan Yatkın'ıda yetiştiren hoca da, Bay Loek Hollander'dır.



1967 yılından itibaren 12 yıl boyunca hem kendi ülkesi olan Hollanda'nın branş şefi hemde Avrupa Başkanı olarak görev yapar.Bugün 1989 yılı itibariyle Avrupa Başkanlığından alınıp genel merkezi Tokyo'da bulunan "Dünya Kyokushin-Karate Birliği"nin Danışmanlığına getirilir.Shihan Loek Hollender halen danışmanlık ve Hollanda branş şefliği görevlerini sürdürmektedir.

1998 yılı itibariyle rütbesi 7.Dan Siyah kuşaktır.Oyama kişilik bakımından teknik gücü bakımından olağan üstü bir yapıya sahipti.Dünya çapında binlerce, milyonlarca öğrenci yetiştirmiştir.Özellikle Japonya'da öz okulunda ona en yakın ve başarılı öğrencilerinden teker teker dünyanın bir çok ülkesine ders vermek için gönderir.

Bu hocaların tüm masraflarını ve sorumluluğunu Oyama ve organizasyonu üstlenmiştir.Böyle bir uygulama ve insan sevgisinin dünyada eşi ve benzerine günümüze kadar rastlanmamıştır.1968 yılında S.Ogura'yı ders vermek için Brezilya'ya gönderir.Hayatın akışı iyi veya kötü geçmektedir.Öte yandan gece gündüz demeden hiç usanmadan hem karateyi düşünür, hemde insanların ellerinde karate rehberi olsun diye Oyama 100'lerce kitap yazarlığını üstlenmiştir.

İyi bir karate üstadı olduğu kadar, iyi bir karate yazarıda olduğunu kitaplarda ispatlamıştır.Kitaplarının bir taneside " Hayat Hikayesi ve Dövüşerek Dünya'yı Dolaşmak" adlı kitabı Japonya'da basılır.Bu tarihçemizde yukarıda yazmış olduğumuz kitapların, dergilerin adlarıyla dünyanın heryerinde satıldığı gibi henüz ismini vermediğimiz onlarca kitaplarıda önümüzdeki günlerde isimleri ile beraber vereceğiz.

Oyama her zaman olduğu gibi dünyadaki birliklerin ziyaretine başta ABD olmak üzere Hawaii, İngiltere, Avrupa ve Ürdün'e uzunca bir yolculuğa çıkar.Bu sefer ki Avrupa ziyaretinde 1968 yılında Avrupa'nın tüm branş şefleri Hollanda'nın Amsterdam şehrinde Oyama önderliğinde toplanır.

Görüşmeler neticesinde Avrupa'nın birliğini sağlamak üzere Avrupa Kyokushin-Karate Organizasyonu adıyla bir çatı altında kurulmuş olur.Bu uzunca ziyaretin son durağı Orta Doğu'nun bir ülkesi olan Ürdün'ün o dönem ki kralı olan Hüseyin'e ders verir.1968'in son aylarında Avusturalya başarısıyla Kyokushin-Karate'nin çok iyi bir işbirliği sağladığından bir çatı altına gelerek " Avusturalya Kyokushin-Karate Organizasyonu " kurulur.



kaynak : www.kyokukanacke.tr.gg
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.kyokukanacke.tr.gg
Zatoichi



Mesaj Sayısı : 230
Kayıt tarihi : 20/04/10
Yaş : 34

MesajKonu: Geri: Kyokushinkai Karate   Çarş. 24 Kas. 2010, 12:20

Ben küçük yaşlarda Shotokan stili ile başlamıştım. Diğer stillerin derslerine sayısını hatırlamadığım kadar
izleyici olarak da fillen de katıldım. Ancak içlerinde diğerlerinden farklı bir saygı duyduğum ve ayrı bir yere koyduğum
ayrıca en geleneksel ve özgün olanı birtek Shotokan stiliydi sanırım.

Shotokan WKF müsabakalarında herkez 2 teknikle maçı götürmeye çalışırdı. Very Happy
Chudan ve Jodan uygulamalarında El tekniği olarak Gyaku T-suki, tekmelerde ise Mawashi-Geri neredeyse
herkez tarafından sıklıkla tercih edilip kullanılıyordu. Çünkü diğer tekniklere göre kontrolü daha kolaydı.
WKF Müsabakalarında Sandom kuralına uyma zorunluluğu var.
Bu nedenle en kolay puan alma yöntemi olarak en çok kullanılan teknikler Gyaku Tsuki ve Mawashi Geri dir.

Sandom Kuralı, puan alınacak hedef bölgelere hafif temas yada düzgün uygulanan tekniğin
hedefe 3 cm kala kontrollü olarak durdurulması ve geri çekilmesi dir.
Kısacası mesafe kontrollü light contact kuralı'dır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
KiyokushinSensei



Mesaj Sayısı : 3
Kayıt tarihi : 20/12/10

MesajKonu: Geri: Kyokushinkai Karate   Ptsi 20 Ara. 2010, 13:48

Zatoichi demiş ki:
Ben küçük yaşlarda Shotokan stili ile başlamıştım. Diğer stillerin derslerine sayısını hatırlamadığım kadar
izleyici olarak da fillen de katıldım. Ancak içlerinde diğerlerinden farklı bir saygı duyduğum ve ayrı bir yere koyduğum
ayrıca en geleneksel ve özgün olanı birtek Shotokan stiliydi sanırım.

Shotokan WKF müsabakalarında herkez 2 teknikle maçı götürmeye çalışırdı. Very Happy
Chudan ve Jodan uygulamalarında El tekniği olarak Gyaku T-suki, tekmelerde ise Mawashi-Geri neredeyse
herkez tarafından sıklıkla tercih edilip kullanılıyordu. Çünkü diğer tekniklere göre kontrolü daha kolaydı.
WKF Müsabakalarında Sandom kuralına uyma zorunluluğu var.
Bu nedenle en kolay puan alma yöntemi olarak en çok kullanılan teknikler Gyaku Tsuki ve Mawashi Geri dir.

Sandom Kuralı, puan alınacak hedef bölgelere hafif temas yada düzgün uygulanan tekniğin
hedefe 3 cm kala kontrollü olarak durdurulması ve geri çekilmesi dir.
Kısacası mesafe kontrollü light contact kuralı'dır.
shotokan en gelenekseli mi Very Happy Very Happy hiç gülmemiştim bu kadar uzak dövüştür şhotokan lol! en geleneksel karate gju ryu dur sonra kiyokusin dir saygılar ..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Zatoichi



Mesaj Sayısı : 230
Kayıt tarihi : 20/04/10
Yaş : 34

MesajKonu: Geri: Kyokushinkai Karate   Ptsi 20 Ara. 2010, 14:06

Reklamlara başladık yine Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
KiyokushinSensei



Mesaj Sayısı : 3
Kayıt tarihi : 20/12/10

MesajKonu: Geri: Kyokushinkai Karate   Ptsi 20 Ara. 2010, 15:44

Yo ben doğruları söledim saygılar..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Zatoichi



Mesaj Sayısı : 230
Kayıt tarihi : 20/04/10
Yaş : 34

MesajKonu: Geri: Kyokushinkai Karate   Ptsi 20 Ara. 2010, 16:32

Kyokushinkai nin tarihsel yada ansiklopedik bilgilerle sınıflandırılmış
olması doğrultusundaki Geleneksel kavramından bahsetmiyorum.
Herkes için geleneksel olabilir Kişisel fikrimi belirttim sadece..
Domo.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
KiyokushinSensei



Mesaj Sayısı : 3
Kayıt tarihi : 20/12/10

MesajKonu: Geri: Kyokushinkai Karate   Ptsi 20 Ara. 2010, 17:24

Tamam yanlız burda karate yi geleneksel yapmak isteyen arkadaşları biraz yanıltmış oluyorsunuz şotokan sizin için önemli bir yere sahip olabilir benim için de öyle ben kyokishin öğretiyorum izmirde en geleneksel karate o geleneksel kavramını sizin fikirleriniz belirleyemez yani yanlış anlamayın lütfen ..SAYGILAR
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Zatoichi



Mesaj Sayısı : 230
Kayıt tarihi : 20/04/10
Yaş : 34

MesajKonu: Geri: Kyokushinkai Karate   Salı 04 Ocak 2011, 10:34

Sensei, sizi anlıyorum.. yaptığınız iş'e saygı duyuyorum ve diğer stillere saygısızlık etmek değil
amacım. Yukarıda çok geniş içerikli uzunca bir yazı var. Orda herdetay yazıyor zaten.
Burada kendi fikirlerimizi belirtmek için de yazıyoruz ...sadece copy paste lerle bilgi aktarımı
yapmak çok sıkıcı olurdu.. Genelde forumlarda önce doğru kaynaklı bilgi yazılır, sonra üzerine
yorumlar alınır. O bilgilere katılan vardır, katılmayan vardır, doğru bulan vardır doğru bulmayan
vardır.
Sizin için Geleneksel demek orjinallik demek olabilir. Benim içinde etniklik demektir.
Ayrıca sadece yakın dövüşün geleneksel olduğunu söylemek biraz iddalı olur.


Goju-Ryu Tarihçesi demiş ki:
Çin kökenli, 'iki karşıt ögenin birleştirilmesi" prensibinden oluşturulan
Wu Pei Chih doktrini üzerine kuruludur. Tüm Karate Stilleri içinde Çin Kökenli Savaş Sanatlarından
en çok etkilenen Goju Ryu'dur. Stilin ortaya çıkışı Okinava Adasının Naha Kasabasından olan
Kanryo Higashionna, (1850-1915)'ya dayanır. Goju Ryu karate Stili, Kanryo Higashionna'nın Naha Te
stilinden gelişerek meydana gelmiştir. Naha Te'nin geçmişini Kung Fu'nun beş hayvan stiline kadar takip
edebiliriz. Yaklaşık 10 yıl Çinde savaş sanatları eğitimi alan Kanryo Higashionna Okinavaya döndüğünde
yerel dövüş tekniğini Çinde öğrendiği prensiplerle sentezleyerek, Yardımcısı Chojun Miyagi ile birlikte
öğretmeye başlamıştır.

Aslında bu parargaf, Japonya çıkışlı yada Japonya'da geliştirilnler arasında etnik olarak en çok
Goyu-Ryu'nun Japonlar tarafından geliştirilmeden 'Origin' kaldığını yani Japonya'ya özgü anlamında
geleneksel olmadığını anlamamıza da yeteiyor ayrıca..
Karate'nin her türü'nün Naha-Te & Shuri-Te etkisinde olduğu biliniyor.
Shotokan %90 Shuri-Te'dir. Ancak Shotokan stili, Japonlar tarafından geliştirilmiş olanı'dır.


Karate'nin M.S. 500'lü Yıllar'da ilk kez Okinawa'da nasıl ortaya çıktığı tam olarak bilinmemektedir.
Bu belirsizlik halen gizemini korumakta... net olarak bilenenler ise; 1477’de silah taşıma ve kullanma
yasaklanınca TE nin gelişimi hızlandı. Saldırılardan korunmak ihtiyacıyla TE çalışmalarına ağırlık verildi.
300 yıldan fazla süren yasaklama döneminde KARATE soylular ve bazı samurai'lar tarafından gizlilik ve
sadece anlatım yoluyla çalışıldı. Büyük ustalar bu methodu genelde aile fertlerinin yada akrabalarının
oluşturduğu küçük guruplara öğretiyorlardı.
Karate çalışmaları zamanla ve coğrafi sebeplerle birbirinden farklı çalışıldı. Shuri-Te, Naha-Te,
Tomari-Te şeklinde, şehirlerin adıyla anılmaya başlandı. Günümüz sitillerinin farklılık sebeplerinden
biri de bu ekollerin farklı çalışmaları'dır. Okinawa tam bir Japon eyaleti olduktan sonra bu sanatlardaki
gizlilik ortadan kalktı. Daha sonraları bu Okinawa sanatını tanıtmak üzere Japonya’ya giden Gichın
Funakoshi Sensei, Okinawa dışında ilk kez yaptığı gösterilerle pek çok Japonu etkiledi.
Bu gösteriler karate tarihindeki en önemli adımlardı.

Karate’nin, Japonya’da başladığı 1920–1930 yıllarda Sensei'nin yada Dojo'nun adıyla birlikte anılan
sitiller oluşmaya başladı. Bunun sebebi Sensei'lerin Karate'de önem verdikleri noktaların ve felsefe'nin
birbirinden farklı oluşudur.


Funokashi Sensei'nin Karateyi Çin ekollerinden ayırması. (Shotokan - 松濤館流 )



Rüzgar'da Sallanan Çam Dalı yada "Çam dalgaları" anlamına gelen Shotokan Funakoshi Sensei'nin
gençliğinde öğrencilerine hitaben yazdığı şiirsel ve felsefi yazıların içinde yer alan bir kelimeydi.
Bu ismin birgün dojo'ya verilmesi ve neticesinde Sensei, o yıllarda felsefi olarak geliştirdiği yol’un
adını da bulmuş oldu. Funokashi Sensei, sanatın heryaşta insanın, herkesin uygulayabilmesi ve
Japonya'da okullarda beden eğitimi derslerine girmesini amaçlayarak tenikler üzerinde düzenlemeler
yapmıştır. Bu yüzden Sensei, Karate’nin özünü bozmak ve tekniklerin gücünü azaltmak konusunda
suçlanarak eleştirilmiştir. Ancak Sensei'nin yaptığı düzenlemeler sayesinde teknikler gerçekten her
yaşta insanın uygulayabileceği ve rahatlıkla kavrayabileceği hale geldiği için tüm dünyada yayılma
imkânı bulmuştur. Aslında bu işin spor kısmı için söylenenlerdir. Çünkü insanlar herzaman en fazla
efor sarf edilerek yapılan method'un daha etkili olacağı yanılgısına düşmektedirler. Shotokan'ın
anlaşılması, öğretisindeki idealliği ve bilimselliği, daha sonraki yıllarda insanlar üzerindeki ön yargıları
yıkmıştır. Shotokan Karate, günümüze 1940'lı yıllarda Gichin Sensei'nin oğlu Yoshitaka Funakoshi ve
daha sonra da J.K.A.'nın (Japan Karate Association) kurucusu Masatoshi Nakayama tarafından yapılan
değişiklerle oluşmuştur.

Shotokan Karate'nin en önemli özellikleri Gichin Sensei'nin kataları ve Yoshitaka Funakoshi tarafından
bulunmuş olan Yoko Geri ve Mawashi Geri teknikleri'nin Karate'ye dahil edilmesidir.

Shotokan stil'i sürekli Ten-chin (aşağıdan ve yukarıdan) ve uzaktan içeriye giren mesafe kontrollü bir
metod'tur. Shotokan'da, güçten çok süratin tekniklerde kullanılması önemlidir. Bu yönü'nü Shuri Te
akımından almıştır. (%90 Shuri te %10 Naha te) Shotokan Karate için modern Karate demek kavram
kargaşaları yaratabilir. Gelişerek yeni forma giren demek daha doğrudur.

..ve elbette Japon kimliğini tam olarak kazanan Karate Stili..
Shotokan'da Vuruşlar'ın bilimsel olarak kullanıldığı tüm otoritelerce kabul edilir.
Esneklik, hız, uygulanan kuvvet basıncı ve tekniğin uygulanışı mükemmel bir periyoda sahiptir.
Bu ataklara Kombine teknik denir. Shotokan stilindeki bu mükemmel uyum katalarındaki disiplinle doğru
orantılıdır. Yani Shotokan demek Kata demektir.

Domo
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
SneakyWolf



Mesaj Sayısı : 1
Kayıt tarihi : 16/01/11

MesajKonu: Geri: Kyokushinkai Karate   Paz 16 Ocak 2011, 06:06

yıllardan beri shotokan yapıyorum bir defa yaparsanız bırakamazsınız diğer spor dallarını ve stillerini araştırıyorum capoeira yaptım esneklik için ve daha fazla güç için kondisyon çalışıyorum şunu söylemek istiyorum shotokan yapan bir insan shotokandan kopamaz ve dünyada en çok kullanılan karate stilidir
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Kyokushinkai Karate   Bugün 10:12

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Kyokushinkai Karate
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Kyokushinkai Karate

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
japon forum :: Kültür & Sanat :: Japon Sporları-
Buraya geçin: