japon forum

japon kültürüyle ilgili herşey
 
AnasayfaSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Japonya İslamın Eşiğinden Döndü

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Kazuya99

avatar

Mesaj Sayısı : 84
Kayıt tarihi : 21/06/09
Yaş : 21

MesajKonu: Japonya İslamın Eşiğinden Döndü   Paz 27 Eyl. 2009, 23:14


Oktan
Keleş'in SIRDAŞ yazı dizisi 6. Bölümü ile yine oldukça tartışılacak
konuları belgeleriye gündeme taşıyor.İşte konu başlıklarından birkaçı:

- Japonya İslam'ın eşiğinden nasıl döndü?Japon -Rus savaşının arka planında ne vardı? ABD Japonya'ya neden Atom bombası attı?
- Abdülhamid Han nedenAsya'ya 'Erenleri' gönderdi?
- Ertuğrul Fırkateyni'ne sabotaj mı yapıldı?
- İngiltere Kraliçesi Victoria'nın Özel Mektupları'nı Abdülhamid neden ele geçirdi? Mektupları neden analiz ettirdi?
- Abdülhamid Han neden Asya Birliğini kurmayı düşündü?
- Enver Paşa neden Asya'ya gitti?
- Kırmızı kitabın (defterin) orjinal resimleri.

Oktan Keleş bir kere daha tarihin doğru anlaşılması için belgelerle anlatıyor:


JAPONYA İSLAMIN EŞİĞİNDEN DÖNDÜ
Ve
OSMANLININ KIRMIZI DEFTERLERİ

Daha önceki yazımızda da belirttiğimiz gibi;
Japon İmparatoru Meiji, 1889 yılında İstanbul'a özel elçiler ve bu
elçilerle birlikte; Sultan Abdülhamid Han'a hediyeler bir de 'özel
bir mektup' göndermişti. Özel mektupta ise Japon İmparatoru, Abdülhamid
Han'dan; "İslâm dini, İslâm tarihi, İslâmın içeriği, ilim ve teknolojik
gelişmeler, vakıflar, hayır kurumlar vs. konuları ile ilgili olarak
kendilerine Japonca veya Fransızca olarak bilgiler," gönderilmesini
rica etmişti.
Japon İmparatoru'nun İslâm Dini ile ilgili
bilgileri isteyen mektubu ve diğer bilgi ve belgeler inkâr
edilemeyecek şekilde delilleriyle birlikte arşivlerde bulunmaktadır.
Abdülhamid Han, Japon İmparatoru Meiji'nin
isteklerini Şeyhülislam Cemâleddin Efendi'ye açmış ve ilk etapta;
tezhipli bir Kuran-ı Kerim daha bir çok hediye elçilerle Japon
İmparatoru'na gönderilmiş, diğer istediği bilgiler için de süre
istenmişti.
Daha sonra Japon İmparatoru Meiji'nin, İslam
Dini ile ilgili istediği bilgiler, Şeyhülislam Cemâleddin Efendi'nin
başkanlığında bir heyet tarafından hazırlanır ve gönderilir.

Japon İmparatoru Meiji
Peki, bu konularla ilgili bugüne kadar
bilinmeyen gerçekler nelerdir? Japon İmparatoru neden İslâm Dini
hakkında böylesine teferruatlı bilgiler istemiştir? Ve Kimden
istemiştir? Sultan II. Abdülhamid Han'dan istemiştir. II. Abdülhamid
Han kimdir? İşte işin en can alıcı noktalarından biri de budur: Sultan
II. Abdülhamid Han aynı zamanda İslâm Halifesi'dir. İslâmi makamın en
tepesindeki kişidir yani, 'emir-ül mümin'dir. II. Abdülhamid Han'ın
padişahlığı yanında aynı zamanda 'halife' olduğu çoğu zaman gözden kaçmaktadır.
II. Abdülhamid Han'ın ile ilgili yapılan
değerlendirmelerde çoğu zaman, O'nun, Osmanlı Padişahlığı vasfına
yönelik analizler yer almaktadır. Bu politik tahliller doğru veya
yanlış olabilir. Ancak, üzerinden yaklaşık bir asır geçmiş olmasına
rağmen Sultan II. Abdulhamid ile ilgili gizlenen bilgiler nelerdir?
II.Abdülhamid Han ile ilgili asıl hiç bilinmeyen sır'lar nelerdir?

İşte Sultan II. Abdülhamid Han ile bilinmeyen gerçekler:
Abdülhamid Han Osmanlı İmparatorluğunun
çökeceğini tespit etmiştir. Osmanlı adeta harabe bir ev gibidir. Evin
içinde bulunanlar; 'evi tamir edelim, şunu yapalım bunu yapalım,
yenileyelim' diyerek; yenilikçi ve gelenekçi ekiplerin doğmasına neden
olmuşlardır. Oysa Abdülhamid Han çoktan başını evden dışarı
çıkarmıştı.Dışarıda gördüğü gerçeklerle hareket eden Abdülhamid Han,
bir kere daha dehasını ispat edecekti.
II. Abdülhamid Han evden dışarı baktığında
neler görmüştü? Dışarıda, temsilen söylemek gerekirse; yükselen
gökdelenleri, batının bilimini, teknoloji ve sanayi alanındaki
gelişmesini, Hristiyan Batı'nın yayılmacı emellerin vs…
Oysa Abdülhamid Han biliyordu ki, evin içini ne
kadar yenilese, süslese de gökdelenlerle istila edilmiş bir şehirde;
kendi evi , onların arasında gecekondu bir ev gibi duracaktı.
Osmanlı içersindeki aydınlar, ileri gelenler;
yenilikçiler ve gelenekçiler olarak aralarında tartışa dursunlar,
kendisi bir şeyler yapmalıydı…
Batı adeta korkunç bir canavar haline gelmişti.
Dizginlenemeyen, terbiye edilemeyen bir canavar.Osmanlı'nın Batı'yı
terbiye edecek eski gücü yoktu.Gerçek buydu.

Asya Planı
Sultan II.Abdülhamid Han, Sırdaş ve Hazirun ile bir gece YILDIZ'da toplanarak tarihi bir planın ilk adımlarını attılar. Batı'ya ve Avrupa'ya karşı Asya Planı.
Bu planın içersinde; Asya'ya çok önem verilmesi, Batı'yı uyandırmadan,
gizli olarak Asya'ya maddi manevi yardımlar yapılması gibi unsurlar
vardı. Bu plan çerçevesinde; Asya'ya birçok görevli gönderildi.
Bunlardan en dikkat çekeni ise Çin'e gönderilenlerdi. Çin Budizm ve
çeşitli putperest inançlara sahip, nüfus olarak kalabalık bir
ülkeydi.Üstelik Türk kavmiyle tarihten gelen bazı husumetleri vardı.
Sultan Abdülhamid Han Çin'de mektepler açtırdı.
Müslüman öğrencilerin sayılarını çoğalttı. Para ve malzeme yardımları
ile onları destekledi. Tüm bunları 'İslam Halifesi' vasfı ile
yapıyordu. Zira Batı ve özellikle Yahudiler, İngilizler ve Vatikan
Sultan'ın faaliyetlerini sıkı bir şekilde takip etme gayretindeydiler.

Saray'ın bastırdığı özel EŞREF GAZETESİ. Çin
Mektebindeki gelişmeler, öğrenciler ve hocaları görülüyor.Gazete'de
Abdülhamid Han'ın talimatlarıyla Çin'deki yardımları açıkça
yazıyor. Türkistan coğrafyasının, merkezi her noktasında buna benzer
ciddi faaliyetler sürdürülüyordu.

Peki bu Japonya meselesinin aslı neydi? Çin'de
yapılan faaliyetler Japonya'da da yapılıyordu. Kültürel alış veriş
faaliyetleri adı altında İstanbul'dan Japonya'ya giden devrin
'Erenleri', orada Japon halkı ile iyi ilişkiler tesis ediyorlar, İslâm
dinini ve Türk kültürünü aşılıyorlardı. Bu durum üstü kapalı bir
şekilde de olsa, Japon Sarayı'na ve üst düzeydeki insanlara kadar
sirayet etmişti.
Japonlar'da da Budist ve değişik inanç
sistemleri olmasına rağmen Çinliler gibi değillerdi.Geleneklerine son
derece bağlı, asil bir millettiler. Erenlerin faaliyetleri öyle bir
noktaya ulaşmıştı ki, Japon İmparatoru Meiji İslâm Dini ile çok yakından ilgilenmeye başladı.
İşte bu sebeple II.Abdülhamid Han'a özel mektup
yazarak, İsâm Dini ile ilgili çok ama çok teferruatlı bilgiler
istemişti. Daha önce değindiğimiz gibi İmparator Meiji, II.Abdulhamid'e
Osmanlı Padişahı vasfı dolayısıyla değil, İslâm Halifesi olması
nedeniyle özel mektup yazmıştı. Sultan Abdülhamid Han'da İmparator'un İslâm Dini ile ilgili istediği bilgileri göndermiş ve O'nu İslâm'a davet etmişti. Bu mektup Japonya'da arşivlerde gizli olarak saklanmaktadır
İslâm Halifesi olan Abdülhamid Han, Batı'nın
üzerimize çullanmak için fırsat kolladığını ve İslâm ülkelerini büyük
felaketlere sürükleyeceğini anlamıştı. Bu plana karşı plan yapmalıydı.Ve hedef; doğunun kendi aralarında batıya karşı oluşturacağı birliğe ve dayanışmaya ulaşmak olmalıydı.

Japon İmparatoru Meiji ve Ailesi
Japon İmparator'u ve tebaası İslâmı seçme
noktasına gelmişlerdi. İngiliz casusları Ruslarla işbirliğine girerek,
Osmanlı'nın bu girişimini engellemeye başladılar. Japon-Rus savaşını
tarihçiler bir de bu açıdan tekrar incelemelidirler…

R
Japon Rus Savaşı ile ilgili askeri matbaada Osmanlıca olarak bastırılan ayrıntılı kitaplar

Bilindiği gibi, II. Abdülhamid'in talimatıyla
Japonya'ya hareket eden Ertuğrul Fırkateyni, Temmuz 1889'da
İstanbul'dan yola çıkmış ve 1890 tarihinde Japonya'nın Yokohama
Limanı'na varmıştı.
Japon İmparatoru, Türk amiralini ve heyetini
görkemli bir şekilde karşılamış ve II. Abdülhamid'in gönderdiği
hediyeleri kabul etmişti.
Ertuğrul Fırkateyni 15 Eylül 1890 tarihinde
Yokohama Limanı'ndan ayrılmış ve Kuşimoto açıklarında 16 Eylül 1890'da
kayalara çarparak batmıştı.
Ertuğrul Firkateyni'nin batışı ile ilgili
kuşkular bugün de devam etmektedir.Acaba gemi şiddetli tayfun yüzünden
mi battı yoksa bir sabotaj mı vardı?
Ertuğrul Firkateyni'nin batığını çıkaran ekip
başının ifadesine göre; 'yaptığımız araştırmalarda geminin kazan
dairesinde, gemi batmadan önce büyük sorun yaşanmış ve belki de geminin
batmasına kazan dairesindeki ısınmanın neden olabileceğini' söylemesi
ve 'çıkan bulguların çok tartışılacağını' söylemesi oldukça dikkat
çekicidir.
Japon medyası yapılan bu çalışmaları yakından
takip etmekte ve aynı ilgiyi Türkiye'den de beklediklerini sık sık
açıklamaktadırlar.
Tekrar konumuza dönecek olursak; düşünün o gün
İslâm'ı seçmiş Japonya (din konusunda Japon halkı İmparator'a büyük
oranda uyacak, Müslüman olmuş İmparatorları'nın dinine girmelerinde
halk bir sakınca görmeyecekti. Burada kısa bir not düşmek gerekirse;
bugünkü istatistiklere göre, Japonlar hızla din değiştirip, Hristiyan
olmaktadırlar.Japonya Hristiyanlaşmaktadır.)
Bugün Doğu'da Japonya bir İslâm ülkesi olsaydı
acaba Batı'nın ve Dünyanın kaderi ne olurdu? Olası ihtimallerden
birkaçını sıralayalım:
Çin abluka altına alınacak, Asya'nın diğer
kavimleri de hızla Müslümanlaşacaktı. Teknolojiye öncülük etmiş bir
Müslüman Japonya, İslâm'ı hedef alan Batı'ya karşı aman tanımayacaktı. Üstelik Osmanlı'ya bağlı bir birlik olarak Asya Birliği kurulacak, bu durumda Asya İslâm Birliği'nin önünü
açacaktı.Bugün Avrupa Birliği kriterleri değil, Asya Birliği kriterleri
konuşulacaktı.Avrupa bu birliğe girmek için; örfünden, dininden,
kültüründen tavizler verecekti. Kısaca Dünya tarihinin kaderi
değişebilirdi.
İngiliz ajanları, gizli raporlarında o günkü
Japonya-Osmanlı yakınlaşmasını oldukça tehlikeli bulduklarını
belirtiyorlardı.Sadece bu konu ile ilgili olarak bile bir kitap
yazılabilir.
Kuşkusuz II. Abdülhamid Han İngilizleri çok
yakından tanıyordu. İngilizlerin özel Devlet kitaplarını
çevirtip,okuyor ve notlar alıyordu. Bu kitaplar öyle herkesin
ulaşabileceği sıradan kitaplar değildi.
Kraliçe Victoria'nın Özel Mektupları
İngiliz Kraliyet ailesi için özel olarak basılan
ve sadece belirli kişilere verilen,İngiliz Saray'ına has bu kitapların
üzerinde İngiliz Kraliyet Arması bulunurdu. Örneğin Kraliçe
Victoria'nın 1837-1861 arası yazdığı özel mektupları ve gizli
yazışmaları olan kitap, II. Abdulhamid'in çevirttiği kitaplardan bir
tanesiydi.


RESİM 1901 tarihli Osmanlıca mühürlü orijinal kitap


Kendilerini uyanık sanan İngiliz Ajanları,
Abdülhamid'in dehası karşınında bir şey yapamamışlar bu çok gizli belge
kitapları Yıldız İstihbaratına kaptırmışlardı.

Abdülhamid Han bu tip kitaplarla; İngiliz Kraliçesi'nin psikolojisine kadar analizler yaptırıyordu.


Tabii ki diğerlerinin de…


Tekrar konuya dönecek olursak, İngilizlerin ve Rusların girişimleri ile Japonya İslâm'ın eşiğinden dönmüştü.Şimdi

1- Acaba Amerika Hiroşima ve Nagazaki'ye
İngiliz raporlarının etkisi ile atom bombası atmış olmasın? Asil
Japon Milletine yapılan bu saldırıyı, asil ve büyük Türk Milleti hâlâ
nefretle kınamaktadır.
2-Bugün Vatikan Papa aracılığı ile ne demişti? 'Üçüncü bin
yılda Asya'yı Hristiyanlaştıracağız.' Bu projenin ve hedefin deklare
edilmesinin bu bilgilerle bir ilişkisi var mı? 3-Enver Paşa hakkında ahkâm kesenler, Asya'da Türkistan'da ne
işi vardı diyenler acaba şunu hiç düşündüler mi? Enver Paşa Abdülhamid
Han'ın doktrini ile hareket etmiş olamaz mı? Yeni bir şuur ve atılım
için, Asya Birliği ve Asya'da Türk İslam Birliği için orada
bulunmasını bilemezler tabii ki… Çünkü Yıldız Gizli Kırmızı Kitapları'ndan haberleri yok!

(Kırmızı Kitabın iç ve dış orjinal hali)


(Kırmızı ipek ay yıldız.Maliye Nazırı Ziya Paşa
emri ile el yazması örtülü ödenek bir hakim kod adlının,1908 tarihli ve
çeşitli mühürler..)
Bugünkü Kırmızı Kitabın aslı Osmanlı'dan gelir.
Yani Yıldız'dan II.Abdülhamid'den gelir.Yıldız Teşkilatı'nda bu
defterler, seçilen özel kişilere verilir.Yapacakları görevler, o
görevlerle ilgili tarihi belgeler, arşiv bilgileri vs. her şey
yazılırdı.
Bu kitapçıklar; kırmızı ipek kaplı olup,
üzerinde Ay-Yıldız vardır. İçi el yazmasıdır. Başkasının ele geçirme
ihtimaline karşı, kolay yansın yok edilsin diye kap kısmı barutla
doldurulmuştur.
Bu kitaplar görev tamamlandığında içersine rapor ve bilgiler eklenerek Sultan'a teslim edilirdi.
Sırdaş, bilgileri Sultan II.Abdülhamid Han'a okudu, Sultan, 'Olur' verince bilgiler Kara Kaplı'ya işlendi.
Asya Projesi II.Abdülhamid Han doktrinidir.Doğu
Projesi gerçekleşmedi ama başka bir dahi olan Gazi Paşa, Batı projesini
yürürlüğe koydu. Muasır Medeniyetler Projesi. Fakat bu projenin iyi
anlaşılmadığı ve rafa kalktığı görülmektedir.Gazi Paşa, Batı'yı fen ve
teknolojiyi yakalama adına kullanıp, 'Büyük Türkiye' inşasını
planladı. Şimdikiler ise Batı'nın ahlaksızlığını, inançsızlığını,
kültürünü alma adına yarışıyorlar. Vatikan'a boyun eğiyorlar.Yazık.
Artık Güneş yeniden Asya'dan, ASYA BİRLİĞİNDEN DOĞACAK….
ALıntıdır :
kaynak : http://www.netpano.com/haber/3612/Japonya/%C4%B0slam%C4%B1n/E%C5%9Fi%C4%9Finden/D%C3%B6nd%C3%BC
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
glshiwak

avatar

Mesaj Sayısı : 26
Kayıt tarihi : 09/07/10
Yaş : 25
Nerden : istanbull:)

MesajKonu: Geri: Japonya İslamın Eşiğinden Döndü   Cuma 09 Tem. 2010, 21:40

wuu süper.. kşke mslümanolsalardı Sad
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
BloodyRabbit

avatar

Mesaj Sayısı : 3
Kayıt tarihi : 18/09/10
Yaş : 26
Nerden : İzmir/Üçyol

MesajKonu: Geri: Japonya İslamın Eşiğinden Döndü   Paz 19 Eyl. 2010, 11:34

güzel bir bilgi teşekkür ederim
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Zatoichi

avatar

Mesaj Sayısı : 249
Kayıt tarihi : 20/04/10
Yaş : 35

MesajKonu: Geri: Japonya İslamın Eşiğinden Döndü   Çarş. 22 Eyl. 2010, 11:21

Yeşil yazı da anlatıma uymuş Laughing
Benim hiçbir din ile bir alakam yok ama konuya şu açıdan değinmek istedim.
Türkiye olarak biz müslümanlığın merkezi ve çıkış noktası olmadığımız için bunu bir kayıp yada üzücü bir olay olarak görmemiz komik olmuş.
Japonya'da dahil ve tüm dünyada bazı okullar açan, misyoner gibi örgütlenen kendi verdiği vaazlarda sürekli karı gibi ağlayan biri var zaten... adını anmaya değmez.. çünkü sınır dışı edildi.. ..bu gruptaki kafada insanların üzeleceği bir konu bu.
Japonlar Asyalılara saygı duyar ve çok sever. Bu da bize yeter çünkü duygularımız karşılıklı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hakuoro_San

avatar

Mesaj Sayısı : 6
Kayıt tarihi : 28/09/10
Nerden : KARŞIYAKA

MesajKonu: Geri: Japonya İslamın Eşiğinden Döndü   Çarş. 29 Eyl. 2010, 18:52

Zatoichi ye kesinlikle katılıyorum ayrıca japonya müslüman olsaydı şimdi ki japonyayla hiç bir alakası olmazdı doğu asyada ki müslüman ülkelerin hali ortada.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
yenfiz

avatar

Mesaj Sayısı : 37
Kayıt tarihi : 18/02/08
Yaş : 31
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: Japonya İslamın Eşiğinden Döndü   Salı 25 Mart 2014, 11:35

Keşke Hakiki Müslüman Olsalardı emin olun hakkını verirlerdi, bizim gibi müslüman geçinen ve islamın şartları ile imanın şartlarını birbirine karıştıran bir topluma benzemezlerdi  Very Happy 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://yenfiz.com
Zatoichi

avatar

Mesaj Sayısı : 249
Kayıt tarihi : 20/04/10
Yaş : 35

MesajKonu: Geri: Japonya İslamın Eşiğinden Döndü   Salı 25 Mart 2014, 11:47

Kazuya99 demiş ki:

Artık Güneş yeniden Asya'dan, ASYA BİRLİĞİNDEN DOĞACAK….

Zannedersem yazıyı orjinal yazan kişi şunu fark etmemiş.. Smile
..yazının bitimindeki söz'ün alt metininde;
Asya Birliğinden ve güneş'ten kasıt; (Tarihsel olarak) Türk kültürüne ait gerçek
inanış şekli Tengri'den ve Tengri Simgesi olan Güneş ten bahsetmekte..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
yenfiz

avatar

Mesaj Sayısı : 37
Kayıt tarihi : 18/02/08
Yaş : 31
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: Japonya İslamın Eşiğinden Döndü   Salı 25 Mart 2014, 12:11

Zatoichi demiş ki:
Kazuya99 demiş ki:

Artık Güneş yeniden Asya'dan, ASYA BİRLİĞİNDEN DOĞACAK….

Zannedersem yazıyı orjinal yazan kişi şunu fark etmemiş.. Smile
..yazının bitimindeki söz'ün alt metininde;
Asya Birliğinden ve güneş'ten kasıt; (Tarihsel olarak) Türk kültürüne ait gerçek
inanış şekli Tengri'den ve Tengri Simgesi olan Güneş ten bahsetmekte..

Biraz araştırdım , galiba senin dediğine benzer bir anlam çıkıyor ve yanı sıra İslam güneşi anlamlarını da içinde barındırıyor... Ama japonya da bu saatten sonra Müslümanların çoğunlukta olması zor gibi, çünkü çok uç noktalarda inanışları var  farao
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://yenfiz.com
Zatoichi

avatar

Mesaj Sayısı : 249
Kayıt tarihi : 20/04/10
Yaş : 35

MesajKonu: Geri: Japonya İslamın Eşiğinden Döndü   Çarş. 26 Mart 2014, 09:05

İnançların hepsi dışarıdan bakana göre uç noktalardadır. Japonların bu saatten sonra daha iyi
bir toplum olmasını sağlayacak daha iyi bir inanış şekli yok zaten. Çünkü zaten çok iyi ve ilerideler.

Bir insanı yada bir toplumu olduğu gibi kabul etmeyi öğrenip keşke şöyle olsalardı yada şöyle olsalar
daha iyi olurdu diye değiştirmeye kalkmamak gerek. En azından Japonlar bunu başaran bir toplum.

Bu arada yazıdan çıkan anlam ve kasıt sadece ve kesınlıkle Hitit Güneşi'dir.
Yazı'nın ''islam güneşi anlamına da gelir'' olarak görülmesi; origin yazar'ın anafikir'de islamı konu
ve empoze ederken, yazının sonuna yazdığı cumlenin ne anlama geldiğini bilmemesidir.
( Copy paste ler yüzünden.. )
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
yenfiz

avatar

Mesaj Sayısı : 37
Kayıt tarihi : 18/02/08
Yaş : 31
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: Japonya İslamın Eşiğinden Döndü   Çarş. 26 Mart 2014, 10:09

Mutemelen Copy pasteden olmuş olabilir, Her dini olan toplum gibi bizde kendi dinimizden olmasını istiyoruz sevdiğimiz ve sempati beslediğimiz toplumları ama globalleşmiş toplum olmanın gerektirdiği kural herkesin inanışına ve düşüncesine saygı duymaktır, Tebliğ etmek haricinde dediğin gibi değiştirmek için uğraşmamalı... Bilgilendirme için Teşekkürler Zatoichi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://yenfiz.com
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Japonya İslamın Eşiğinden Döndü   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Japonya İslamın Eşiğinden Döndü
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Japon Alış Veriş Sitesi ?
» Japonya'dan Dünyanın En Büyük Asansörü
» Seagaia- Ocean dome
» RÜYA TABİRLERİ (İSLAMİ)

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
japon forum :: Kültür & Sanat :: Japon Tarihi-
Buraya geçin: