japon forum

japon kültürüyle ilgili herşey
 
AnasayfaSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 japonyada yaşamın zorlukları

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : Önceki  1, 2, 3, 4
YazarMesaj
Akira

avatar

Mesaj Sayısı : 70
Kayıt tarihi : 30/10/08
Yaş : 27
Nerden : İzmir

MesajKonu: Geri: japonyada yaşamın zorlukları   Salı 03 Kas. 2009, 10:56

şöyle bir okurken birşey dikkatimi çektiii

6. kumicho (2005-devam): Shinobu Tsukasa (gerçek ad: Kenichi Shinoda)

isim benzerliği demi bu bizim türkler gibi çünkü linkin parkın melez solistinin adı Mike Kenichi Shinoda bi şoke oldummm.

_________________
Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
LastSipahi

avatar

Mesaj Sayısı : 14
Kayıt tarihi : 29/11/09
Yaş : 36
Nerden : Ankara

MesajKonu: Geri: japonyada yaşamın zorlukları   Paz 29 Kas. 2009, 11:46

Güzel bir başlık olmuş, bende birkaç şey eklemek istiyorum.

ilk olarak Tokyo'da yaşam ve Japonya'da yaşam olarak ikiye ayırmak lazım. Tokyo kendi içinde bir ülke.

Tokyo içerisinde artık insanlar yabancıları kanıksamış durumdalar, Japonca konuşan bir yabancıya çok hayret etmiyorlar. Fakat başka şehirlerde ne olduğunu anlamadan etrafınızı genç çocuklar sarabilir.

Tokyo'da ev kiraları çok yüksek. 25m2 bir eve (yada odaya) aylık 150.000 yen civarında kira ödeniyor. Kiralar merkezi yerlere yaklaştıkça artıyor. Genelde kısa süreli konaklamalarda böyle küçük evler tercih ediliyor. Elektrik, su, gaz herşey dahil oluyor bu kiralara.

Tokyo pahalı bir şehir ama geçtiğimiz senelere oranla Türkiye'de orayı aratmıyor. Yani fiyatlar açısından çok bir fark yok aslında. Sadece bazı kalemlerde ciddi farklar görebilirsiniz. Mesela meyve çok pahalı, domateslerleri tane tane alıyorsunuz. Ama dilimlenmiş ananasın paketi 300 yene bile gelebiliyor. Balık bizden daha ucuz orada.

Ulaşım yada tren ve metro hatları inanılmaz boyutlarda. Yüzlerce farklı hat var ve bunlar binlerce farklı noktada kesişiyorlar. Biryerden biryere giderken hiç haritayla falan uğraşmaya gerek yok Jourdan.com yetiyor.

Adres ve yön sormak tek kelime ile beyhude. Bir Japon'a asla sormayın. İki nedeni var. İlki Japonlar gerçekten adres tarif edemiyorlar. Sağa dön, sola dön, düz git, başka bir şey duymadım ben. İkincisi de Japon'lar etralarına karşı çok ilgisizler. Bir insan 20 sene çalıştığı işyerinin etrafını bilmez mi? Bilmiyorlar malesef. Kaybolmak çok çok çok kolay Tokyo'da. En kısa yoldan bir GPS yada GPS özellikli bir telefon yada PSP almak faydalı.

Daha önce de yazılmış, insanlar birbirinden çok uzaklar. Çok kapalı bir yapısı var insanların. Kimse kimse ile konuşmuyor, insanlar birbirinden çok kopuklar. Yalnızlık hissi orada bir yabancı için en büyük sorun.

50 yaş üstü Japon'ların büyük çoğunluğu yabancılardan çekiniyor. Bakın dikkat, sevmiyor demiyorum, çekiniyorlar. Trende yanına oturduğunuzda kalkıp başka yere oturması bile muhtemel insanlar var (başıma geldi). Ama bazen de İngilizce pratik yapmak için hiç tanımadığınız bir insanla kanka olmak zorunda kalabilirsiniz Smile Tek fark ettiğim şey ise Türk olduğumu söylediğimde, yapmacık bir saygı ile bile hitap etseler, bir anda değişiyorlar. Davranışlarında bile bir farklılık var müspet yönde.

Bu arada Japonya'da domuz eti haricinde gördüğünüz herşeyi gönül rahatlığı ile yiyebilirsiniz. Dünyanın en sağlıklı beslenen milletidirler. Yedikleri içtikleri son derece sağlıklı şeylerdir. Sütünden etine, yumurtasından pirincine kadar. Gıda kodeksi en katı olan ülke oldukları için son derece sağlıklı, hormonsuz ve güvenli yiyecekler satılıyor. Örnek olarak meyve suları 2-3 gün dayanıyor sadece.

Japonya'da suç oranı bize nazaran düşük. Cinsel içerikli suçlar çok fazla. Bir bayan arkadaşımın dediği gibi, burada cüzdanı değil g.tü kollayacaksın Smile

En önemlisi, Japonca bilmek ve Japonlar ile anlaşmak iki farklı olay. Bunları birbirinden bir ayırmak lazım. Adamlar, nasıl diyeyim bilmiyorum ama biraz farklı düşünüyorlar bizden. Biz işin pratiğine kaçan bir milletiz ama bu adamlar rutin yaşayan tipler. Yüzlerce örnek verebilirim ama şu yeterli olur herhalde :

Ben : Merhaba, bu yemek içinde domuz eti var mı ?
Garson : (Menüye bakar ve) Bu göstermiş olduğunu yemek içerisinde domuz eti yoktur.
Ben : Hımmm (dikkatli bakılık) ama içerisinde bacon var yazıyor.
Garson : (Tekrar bakar) evet içerisinde bacon vardır.
Ben : Peki bacon domuz etinden yapılmıyor mu ?
Garson : EEe evet Bacon domuz etinden yapılmaktadır.
Ben : Yani bunun içinde domuz eti var o zaman.
Garson : eee bunu bi mutfağa sormam lazım.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://lastsipahi.blogspot.com/
Kazuya99

avatar

Mesaj Sayısı : 84
Kayıt tarihi : 21/06/09
Yaş : 21

MesajKonu: Geri: japonyada yaşamın zorlukları   C.tesi 05 Ara. 2009, 01:05

ahh.. orada bir satıcı bana kücük bir bardağı 1 trilyona kazıklasın yyeterki japonlara kazıklanayım yeter ki japonyada olayım Smile
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
orionstar



Mesaj Sayısı : 47
Kayıt tarihi : 07/06/09
Yaş : 42

MesajKonu: Geri: japonyada yaşamın zorlukları   Paz 06 Ara. 2009, 03:49

Kazuya99,

Yanlis anlamada bence japonyaya ve japonlara bu kadar hayranlik duyman gereksiz.Last sipahinin de dedigi gibi teknoloji , hayat standartlari iyide, sosyallik en onemlisi arkadaslik sifir.Burada yasayacaksan o teknloji ve yasam duzeyi senin gunluk yasaminin bir parcasi olacak, kaniksayacaksin.Anlam bile ifade etmeyecek.Ben ilk PSP imi aldigimda 2 ay oynamisimdir sonra koydum bir koseye orda tozlandi gitti sonrada 2.ele sattim.

Insanlari ya birak yabanciya kendilerine bile mesafeliler ben o yuzden japonlar yabancilari sevmez lafina aldirmiyorum, adamlar birbirlerini sevmiyorki, ama hakklarini yemeyim eger tuttularmi bir yabanciyi japondan fazla tutarlar, delikanlisi delikanlidir.Ama uzun lafin kisasi gunluk hayati ruh gibidir.

ama yinede gelebilirsen gel herseyi kendi gozlerinle gor, kendi kararini kendin ver. Smile
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Zatoichi

avatar

Mesaj Sayısı : 249
Kayıt tarihi : 20/04/10
Yaş : 35

MesajKonu: Geri: japonyada yaşamın zorlukları   Salı 20 Nis. 2010, 16:21

Japonya'da ; herşeyden şikayetçi olan, yolunda gitmeyen işleri için hep bir bahane ve bir nedeni olan kişiler, sokaklarda dilencilik yapan zavallılara benzetilir. Kendi potansiyelinin farkında olmayan, yaşadığı hayattan bir mucize bekleyen, farkındalık kavramından yoksun insanların çoğunlukta olduğu toplumları kemikleşmiş temel düşünce yapılarından dolayı önemsemezler.
Bu noktada bizler önyargı mekanizmamızla her anlamadığımız şeye yaptığımız gibi küçümsemeyi seçeriz. Kültürel anlamdaki farklılıkları garipser hatta yadırgarız.

Japonlar sessiz iletişime oldukça duyarlıdırlar. Bir şeyi açık olarak söylemek yerine usta ifadeler ile karşısındaki kişiye aktarırlar. Birçok Japon için iletişim kurmak için konuşmayı değil duyguları ve telepatiyi tercih ederler. Aynı şekilde karşısındaki kişinin kendini söz ile değil telepatik olarak anlamasını beklerler.
Arkadaşlık ve sosyallik ise her ülkede ve heryerde olduğu gibi oradaki bulunma amacına yere ve konuma bağlıdır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
KIZILDENIZ

avatar

Mesaj Sayısı : 4
Kayıt tarihi : 19/02/10

MesajKonu: Geri: japonyada yaşamın zorlukları   Perş. 22 Nis. 2010, 01:41

Turkiye ile Japonya arasindaki gecmisteki ve simdiki iliskileri anlamak icin guzel bir makale.

http://www.odatv.com/n.php?n=onlar-uygarlasma-surecini-tamamladi--1704101200
ONLAR “UYGARLAŞMA SÜRECİNİ” TAMAMLADI


17.04.2010 02:19

Karakter boyutu :

--------------------------------------------------------------------------------

Türkiye’de son dönemde sık karşılaştığımız “moda” bir söylem var. Dinsel öğelere ağırlık veren bu söylemin hedefinde laiklik var. Laikliği, -salt bize özgüymüş gibi - Kemalist Devrim’in “icadı” gösteriyorlar! Ve hep takdir ederek Japonya örneğini veriyorlar. “Geleneklerini hiç değiştirmeden Batı medeniyetinin sadece kendilerine yarar teknolojisini aldılar. Bizde türban yasak ama Japon kadınları hala kimono giyiyor.” Gerçekler öyle mi; yoksa saptırma mı? Ya da bilgi yetersiz mi? Bakalım…

Önce iki Japon olgusunu yazayım:
Bir, Japonya ulus devlettir…
İki, Japonya laiktir…
İnsanoğlunun nesnel olgulara değil, inanmak istediklerini kabul ettiği bir gerçek. Bizim insanımızın Japonya üstüne bilgileri büyük ölçüde “şehir efsanelerine” dayanıyor. (Örneğin kimimiz Japonların merhum Barış Manço’ya hayran olduklarını ve adını hiç unutmadıklarını sanıyor! Buna inanmak hoşumuza gidiyor. Oysa Japonların tanıdıkları tek sanatçımız Fazıl Say’dır. Tam 7 CD’si en çok satanlar listesine girmiştir.)
Japonlar pek anlaşılmadıklarını şu cümleyle ifade ederler: “Japonya, balinaya benzer; denizde yaşar ama balık değildir; balığa benzer ama memelidir!”
Japonları “bu hale” getiren, “anlaşılmaz” kılan bir asırdır sürdürdükleri hızlı uygarlaşma serüvenleridir.
Geliniz Japonya'nın bu süreçteki din-devlet ilişkilerine göz atalım; laiklik toplumsal yaşamın nirengi noktası nasıl oldu; laik hukuk düzenini nasıl kuruldu;
Türkiye Cumhuriyeti’nden bambaşka bir model miydi bu; hepsine bir bakalım.

Japon Anayasası’ndaki
laiklik maddeleri

En sonda yazacağımı başta belirtmek istiyorum:
Japon Anayasası’nın laiklikle ilgili bazı hükümlerini aktaracağım:
Madde 20) Herkesin inanç özgürlüğü vardır. Hiçbir dinsel kurum Devlet’ten ayrıcalıklı muamele göremez ve siyasi yetki kullanamaz. Hiçbir kimse dinsel törenlerde, etkinliklerde ve gösterilerde yer almaya zorlanamaz. Devlet ve organları, dinsel eğitimin ya da diğer dinsel etkinliklerin dışında kalacaktır.
Madde 89) Kamuya ait bulunan para ya da mülk; herhangi dinsel kurum ya da örgütün çıkarı ya da desteklenmesi için, ya da kamu denetiminde olmayan hiçbir eğitim ya da yardım faaliyeti için harcanamaz, tahsis edilemez.

Soru şudur: Her fırsatta Japonya örneğini veren “muhafazakar modernite” çevreleri, Japonların bu iki anayasa maddesini kabul ediyorlar mı?
Yani...
Varlar mı; Diyanet İşleri Başkanlığı’nı kaldıracak bir açılıma?
Varlar mı; zorunlu din derslerine son verecek bir açılıma?
Varlar mı; okul müfredatında hiçbir dinsel öğenin bulunmamasını sağlayacak bir açılıma?
Varlar mı; dinin devlet çatısı altına sokulmasına karşı çıkacak bir açılıma?
Madem sürekli Japonya'yı telaffuz ediyorlar; Japonya'yı örnek gösteriyorlar; varlar mı Japon açılımı yapmaya?
Unutmadan yazayım, Japonlar, dinsel toplulukların özgürce faaliyet göstermesine izin vermiyor değiller Ama bunların denetimini valiliklere ve Milli Eğitim Bakanlığı’na bırakıyorlar. Devletin bir kuruşunu da bunlara vermiyorlar.
Evet, laiklik konusunda kimonoya kanıp Japonya örneğini verenler keşke biraz araştırma yapsalardı. Keşke, bir dönem Japonya’da futbol oynayan (futboluyla değil ama Japonlara benzeyen yakışıklılığıyla bu ülkede hayli popüler olan) İlhan Mansız’a sorsalardı!..

Atilla İlhan’ın yanılgısı

Peki…
“Gelenek ve göreneklerini bırakmadan Batı’dan sadece teknolojiyi alarak çağdaş bir ülke olmayı başaran Japonya” söylemi nasıl doğdu?
Soruyu yanıtlamadan önce iki parantez açmalıyım:
1) Bu görüş salt dincilere ait değildir. Rahmetli Atilla İlhan da “Hangi Batı” kitabında benzer bir iddiada bulundu: “(…) Elin Japon’u çıkmış, hiçbir şeyini değiştirmeden, sadece ekonomik ve teknolojik gelişme sürecini kendi yapısında yaratarak Batı düzeyini yakalamış, dibini kurcalayan yok! Adamlar Japon gibi yazıyor, Japon gibi yaşıyor, Japon gibi ölüyorlar ama Batı’yı geçiyorlar. Japon’un yaptığını biz yapamamışız.” (s19)
Bunları yazan Atilla İlhan’ın da Japon modernleşmesini tam bildiğini yani, “dibini kurcaladığını” sanmıyorum! Bu konuya devam edeceğim.

2) Muhafazakar söylemde sıklıkla tekrarlanan “gelenek-görenek” vurgularına dikkatinizi çekerim. Kemalist Devrim çağdaşlaşmayı hedeflerken, gelenek ve göreneklere düşmanlık mı yaptı? Ayrıca gelenek ve görenekten ne kastediliyor? Eğer Japonya örneği verilmek isteniyorsa, bu Japonya’nın hiç tanınmadığı anlamına geliyor.
Mesele kimono giymek ise, bu yerel kıyafet artık sadece düğünlerde-derneklerde giyiliyor. Tıpkı bizim Anadolu’daki yerel kıyafetlerin düğünlerde giyilmesi gibi…
Ayrıca çağdaşlaşma kılık kıyafete indirgenebilir mi? Hep böyle bir hata yapılıyor.
Diyelim ki öyle olsun; Japon gelenek ve göreneklerinin değişmediğini kim iddia ediyor? 19’ıncı yüzyılda feodal (“Han” denen derebeyi sistemi) Tokugawa rejimini yıkan, Meiji Devrimi’nin ne yaptığı biliniyor mu? Bu devrim neden kendine “Uygarlık-Aydınlanma” (Bunmei Kaika) sloganını seçti?
Konunun iyi anlaşılması için örnekler sıralamalıyım:
Örneğin, 1871’de, sınıfsal bir simge olan giysi ve saç şekli konusuna özgürlükler getirildi. Evli kadınların kaşlarını tıraş etme ve dişlerini siyaha boyama zorunluluğu kaldırıldı. Erkeklerin en katı kuralı olan samuray tipi saç biçimi yasaklandı. Memurlara, askerlere Batılı giyim tarzı şart koşuldu. Kimono reform geçirdi.
Japonlar balolarda, eğlence kulüplerinde dans etmeye başladı.
Batı usulü takvime geçildi. Harf devrimiyle Çin harfleri Japonlaştırıldı. Hukuk, eğitim, mimarlık, ulaşım vb. değişimlere girmeye gerek var mı?
Bakınız, konu konuyu açıyor; burada salt “üst yapı”dan bahsediyoruz ama onu belirleyen iktisadi/ “alt yapı”dan hiç bahsetmiyoruz. Geleneği göreneği belirleyenin ne olduğu belli değil mi? Solcu Atilla İlhan’ın Japonya değerlendirmesi bu nedenle “yüzeysellikten” kurtulamıyor. Neyse, rahmetliyi hayırla anıp, “geleneklerini bırakmadan Batı’dan sadece teknolojiyi alarak çağdaşlaşan Japonya(!)” söyleminin nasıl basit bir şekilde doğduğuna bakalım…

Japonya’da bir Türk ajan

Abdurreşid İbrahim Efendi bir seyyah idi. Kimine göre ise Teşkilat-ı Mahsusa ajanıydı. Rusya/Sibirya doğumluydu. Rusların Müslümanlara yaptıklarını hiç affetmedi. Zaten bu nedenle Osmanlı'ya sığınmıştı.
Japonların, 1905’te Rusya’yı yenmesine hayranlık duyup bu ülkeye gitti.
Dönüşünde gözlemlerini Basiret gazetesinde yazdı: Müslümanlığın emrettiği ne kadar iyi huy varsa Japonlarda hepsi vardı! “İslamlığın bütün feyzli ruhu Buda şekline bürünmüş de orada kendini göstermiş.”
Japonlar ahlaklarını bozmadan “garp medeniyetini” almışlar ve diğer “maskaralıkların” ülkelerine girmesine izin vermemişlerdi!
Bu çocuksu değerlendirmeler İttihatçıları bile etkiledi. Osmanlı münevverlerinde Japonya hayranlığı belirdi. Tartışmalar yapıldı.
Ve bugün bile sürdürülen bu tartışmalar hala Abdurreşid İbrahim Efendi’nin söylediklerini temel alıyor. Kimse de “bu ne kadar doğrudur” demiyor.
Halbuki..
Japonya çağdaş medeniyete ulaşabilmek için tepeden inmeci kamusal davranış kurallarını elzem görüp geleneğini ve göreneğini yıktı. Realite budur.
Bugün bile Türkiye’de, Japonya’nın iktisadi, siyasi ve toplumsal tarihi dönüşümünü ele alan kitap sayısı ne yazık ki parmakla sayılacak kadar azdır. Prof. Bozkurt Güvenç, Prof. Selçuk Esenbel gibi hocalarımızın çalışmaları olmasa, seyyah Abdurreşid İbrahim Efendi’nin sözlerini bugün hala doğru kabul edeceğiz. Gerçi TV’de gözümüzün içine bakarak aynı nakaratı tekrarlayanlar da yok değil ya…

MEİJİ DEVRİMİ
KEMALİST DEVRİME
BENZİYOR MU

- 1868’de “Zengin Devlet- Güçlü Ordu” şiarıyla gerçekleştirilen Meiji Devrimi Japon çağdaşlaşma hareketinin başlangıcıdır.
- Japonya ve Osmanlı hemen aynı süreçte Batı’yı model alan Batılılaşma atılımlarını yoğunlaştırdılar. Ancak Meiji Devrimi, Osmanlı Tanzimat döneminin ıslahatından çok, Kemalist Devrime benzemekteydi. İlginçtir; Meiji Devrimi Japonların ilk medeniyet projesi olurken, Kemalist Devrim bizim topraklarımızda çağdaşlaşma yolunda atılan son adım olarak kaldı. Bir de yetmezmiş gibi, Kemalist Devrim yıllardır gerileme sürecine sokuldu. İki ülke arasındaki bu fark, bugünün iki ülkesi arasındaki gelişmişlik farkını göstermektedir.
- Meiji Devrimi ve Kemalist Devrim’in hedefleri ortaktı; yabancı güçlerle savaşarak, iktisadi ve siyasi bağımsızlıktan yana ulusal devleti kurmak.
- Her iki devrim de gücünü askerden aldı. Reformları tepeden inmeydi.
- Eklektik bir kültür yaratıldı. Batılı kıyafet giymek zorunlu hale getirildi.
- Her iki devrimden önce, köylüler için derebeyinin kölesi/ mensubu olmak önemliydi. Devrim sonrasında çağdaş birey olma yolunda adımlar attı.
- Her iki devrim de eğitim reformlarına büyük önem verdi. Her ikisi de eğitim sistemini Batı’dan aldı.
- Her iki devrim de kapitülasyonları kaldırdı.
- Homojen bir toplum yapısına sahip Japonya, etnik sorunlarla hiç karşılaşmazken, Kemalist Devrim sürekli bunlara karşı aydınlanma mücadelesi verdi.
- Keza benzer farklılık din alanında da vardı:
Budist din adamı Mokurai Shimachi 1872’de Batılı ülkelerdeki din anlayışını araştırmak için geziye çıktı. Gördüğü ülkelerdeki din özgürlüğü ve laiklik anlayışından etkilendi. Japonya’ya döndüğünde bu konuda yazılar yazdı, görüşmeler yaptı. Bu Japonya için milat oldu.
Laiklik, Japonya’da pek sorunla karşılaşmadı.
Çünkü:
Bildiğiniz gibi İslamiyet, hayatın her aşamasına nüfuz eden kapsamlı güçlü, tek tanrılı bir din. Japonya’da ise din, çok tanrılı ve toplum üzerinde hiç etkili değil. Yani “kutsallaştırılmış”, dokunulmaz bir gelenek yok… Din; sadece ahlak öğretilerinden ibaret. Ülkedeki Budizm ve Konfüçyanizm ile Japonya’nın en eski ve yerli inancı Şintoizm kaynaşmış durumda. Buna zaten “halk dini” diyorlar.
Dinin Japonya’daki etkisini göstermek için örnek vermeliyim: Japonya’da din örgütlerine üye Japon sayısı, ülke nüfusunun iki katı. Yani bir Japon kendini iki-üç dine mensup görebilmekte!
Zaten, düğün törenleri Şinto, cenaze törenleri Budist geleneklere göre yapılıyor!
Japonların “Şinto doğar Budist ölürüz” sözleri ünlüdür.
Sonuçta Japonlar. Kemalist Devrim’in karşılaştığı sorunlarla hiç yüz yüze gelmediler.
Bu nedenle laiklikle ilgili hiçbir tartışmaları yok. Bir Japon’a “laiklik nedir” diye sorarsanız, şaşırıp kalacağından emin olabilirsiniz.
Nedense sadece bizim ülkemizde laiklik sürekli “modernite sorunu” olarak gündeme getirilmektedir. Üstelik bunu dile getirenler, Japonya’yı örnek verenler ne yazık ki konuyu bilmemektedirler.
Neymiş Japon kadını hala kimono giyiyormuş, bizde ise türban yasakmış!
Tokyo ve Osaka’da bulundum. Japon kadınlarının Batılı kadınları kıskandıracak biçimde tasarım kıyafet giymelerini hayranlıkla seyrettim. Bir tek kimono giyen kadın görmedim.
Tartışmaya gerek yok; dünyanın en zengin ülkelerinden Japonya “uygarlaşma sürecini” tamamladı. Ya biz? Biz hala laikliği tartışıyoruz…

Soner Yalçın
Odatv.com
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
KIZILDENIZ

avatar

Mesaj Sayısı : 4
Kayıt tarihi : 19/02/10

MesajKonu: Geri: japonyada yaşamın zorlukları   Perş. 22 Nis. 2010, 01:47

Zatoichi arkadasim gelismis ulke ile gelismekte olan ulke arasindaki farki cok guzel ifade etmis.Orionstar ise tam manasiyla gelismemis ulke mantigi ile aciklama yapmis.Orionstar anladigim kadari ile japonla evli bir bayan oldugu icin dusunce tarzini bayan olarak anlatiyor.Kisa ve oz ben bunu cikardim.Japonya'daki butun Turkler Japon uzmani olmus ama bence Japonlari hic taniyamamislar.

Dunya'nin en buyuk ekonomi guclerinden biri.Ordusu yok derler ama dunyanin en kuvvetli 10 ordusundan biri.Avrupa veya Amerika'ya gidemeyen bir Turk icin Japonya cok guzel bir ulke.Burada kendinin potansiyelini bilen ve kendine guvenen basarili olur.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Orihara Maya
☆akailili-sensei☆
avatar

Mesaj Sayısı : 5689
Kayıt tarihi : 10/02/08
Yaş : 30

MesajKonu: Geri: japonyada yaşamın zorlukları   Perş. 22 Nis. 2010, 23:02

Makale için tesekkürler kizildeniz
Bazi noktalarda biraz fazla elestirel buldum gerçi...

Not: orionstar erkek saniyordum

_________________
Forever love, forever dream,
このまま そばにいて、
夜明けに 震える 心を抱きしめて
Oh stay with me...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
KIZILDENIZ

avatar

Mesaj Sayısı : 4
Kayıt tarihi : 19/02/10

MesajKonu: Geri: japonyada yaşamın zorlukları   Cuma 23 Nis. 2010, 03:42

Arkadasim Orihara Maya,sert bir elestiri yok.Elestiride yok aslinda.Kafasina gore takilanlara sitem var.

Orionstar %100 bayan.Tarzini inceleyin anlarsiniz.Japon bir erkekle evli duygusal anlamda dolu bir arkadasimiz.Ona moral verelim.Very Happy .Hayata kotumser bakiyor.Ben Japonya'da yasiyanlarin daha dikkatli dusuncelerle yorumlara katilmasini isterim.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
orionstar



Mesaj Sayısı : 47
Kayıt tarihi : 07/06/09
Yaş : 42

MesajKonu: Geri: japonyada yaşamın zorlukları   Paz 06 Haz. 2010, 09:12

Ben erkegim , ve baska insanlarin nickleri ilede yazma geregi duymuyorum.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
partyup

avatar

Mesaj Sayısı : 7
Kayıt tarihi : 08/02/11

MesajKonu: Geri: japonyada yaşamın zorlukları   Perş. 10 Şub. 2011, 00:45

ben geçen hafta japonya hayatımı sonlandırdım. daha önce tayland'a da yaşamıştım, ikisini kıyasladığımda japonyanın yanından bile geçmem. tokyoda bazı discolara sadece türk olduğunuz için alınmıyosunuz mesela. en fazla aşırılığı ingilizler yapmasına rağmen bir yaptırımları yokken siz, potansiyel tehlike sayılıyosunuz. beklediğim japonya ile karşılaşmadım ve beklediğim bi yaşantı bi olmadı, ama bu demek değilki sizinde başınıza bu gelecek. sonucda ben japonyadan alacağımı aldım, sevmesemde bir teşekkür borçluyum. japonyada yaşamın zorlukları demişiz ama bu çok göreceli bir kavram arkadaşlar buraya madde madde yazılacak bir durum da değil.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
wsx

avatar

Mesaj Sayısı : 10
Kayıt tarihi : 07/02/11

MesajKonu: Geri: japonyada yaşamın zorlukları   Perş. 10 Şub. 2011, 05:59

orionstar demiş ki:
Ben erkegim , ve baska insanlarin nickleri ilede yazma geregi duymuyorum.


1-orionstar adam senin nickini birebir kulanmış nerden senin o olduğunu bilmiş şaşırmışdurumdayım.

2- önceden tayland a gitmeyi isterdim açıkcası tayland ın avrupadaki yeri ucuz olması ve sex turizimidir.tabi genelleme yapmamakla beraber benim tandığım ve tayland a tatil içiin giden insanların çoğunun nedeni ucuz olmasından ve sex turuzimi,avrupadaki bir çok yaşlı erkelerin ordaki genç bayanlarla ucuz sex ilişkisni yaşamak için gittiğini gerek konuştuğum ve tanıdığım insanlardan duydum gerekse tv lerde yapılan programlardan biliyorum tabiki oraya giden herkesi bununla itham etmiyorum ama izlenimim bu şekilde.Peki bunun neresi kötü diye düşünülebilr..açıkçası avrupada yaşayan bir erkek olarak benim de aklımdan zamında gecmedi değil tayland a tatil yapmak hem ucuz olmasından hemde ikinci nedenden dolayı yani sex turuzmi.şuana kadar gitmedim ve zamanla fikrim değişti ,şöyleki bir kere oranın çok ucuz olması yani insanlarının aşırı sömürülüyor olması demek bu beni zamanla rahatsız etti yani ben o ülkeye fakirliğinden yararlanmak için gitmek benimde o insanları sömürmem anlamını geliyorduki bu beni rahatsız etti , tabi gerçekten tayland ı sevipde giden yani ucuzluğundan degilde gerçekten sevdiği için giden insanlar vardırki bunlara haksızlık yapmak istemem ama benim gördüğüm kadarıyal ve aldığım izlenim gidişlerin nedenin çoğu tayland ın aşırı ucuz olması ve bu bence sömürüye katkıda bulunmaktır ki bunedenle ben tayland veya filipine gitmeyi istemiyorum ama zaman neyi gösterir bilmiyorum belki bir gün gelir kendime derim git keyfini çıkar ..... ve sex turizmi yani tayland bununla özeliklede sex turizimi ile de meşhurdur en azından avrupada (ama gerçekten doğası ve kültürü içinde giden vardır yani herkezi aynı kefeye koymak istemem ) derdim namus bekçiliği yapmak degil ama az gelişmiş ülkelrin ,fakir ülkelrin bayanlarını bu sekilde kulanılmasımı desem yoksa sömürülmesi mi yani beni şimdilik rahatsız ediyor ,şimdilik dedim çünkü 20 li yaşlardayken böyle derin düşünmezdim açıkçası kafam başka şekilde çalışırdı ama ilerde düşüncem ne olur ,zaman ve hayatın gidişatı tayin edecek gibi belki bir gün diyeceğim bana ne milleti düşünmek banmı kaldı kimbilir bu nedenle büyük konuşmaktan, hayatta yapmam demketen kaçınmak durumundayım...

3-gerçekten doğası ve kültürü için bir ülkeye tatile giden insana saygım sonsuzdur bence bir çok şeyi aşmış bir kişiliktir.Keşke o seviyeye gelsem


4-İngilizler.Almanlar,Amarikalılar her şeye rağmen nerye gidere gitsinler ne yaparsa yapsınlar hep hoşgörü ile karşılanmalarına açıkcası bende gıcığım ama nedeninide bulmuş degilim ,tabiki çok efendi saygı duyulacak insanlarıda vardır ama bu disco vebu gibi ortamlarda yaptıkları tüm terbiyesizliklerie rağmen hep sevilmelerine arka çıkılmalrına
gıcığım.Ama açıkçası japonların genel tavrını bilmiyorum .Disco ve bu gibi ortamların atmosferinden genel bir yargıya varmak istemiyorum ama sanki japonların -İngilizlere.Almanlara,Amarikalılara aşırı bir ilgisi varmış gibi banada geliyor yani hissediyorum
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
partyup

avatar

Mesaj Sayısı : 7
Kayıt tarihi : 08/02/11

MesajKonu: Geri: japonyada yaşamın zorlukları   Cuma 11 Şub. 2011, 00:11

wsx

taylandı direk olarak sex turizmi ile sınırlaman bu ülke hakkındaki bilgileri sadece ağızdan duyman demektir. değilse tai halkının buda dinine çok bağlı olduğunu ve bu dinde zinanın yasak olduğunu bilsen o ülke hakkında 2 cümlende bir sex turizmi demezsin. bahsettiğin yer pattaya'dır dogrudur ama kabul etmelisinki tayland bir şehirden ibaret değil. mesela james bond adası yada bitch filminin adası. daha genelleme yaparsak phuket, balayı bölgesidir. sonrasında rayong, sex turizmiyle anılan bir bölge değil. benim söylemek istediğim sanırım ki yanlış anlaşılmış bu kısmı tekrar yazıyım.

egerki ülke şartlarına sinirlenip başka bir ülkeye gitmem gerekiyor, diyen birisi varsa bu ülke ilk olarak japonya olmasın. tayland olabilir dedim çünkü, orada insana deger var. tatil olayı ayrı tabiki ama yaşamaya çalışmak mesela japonyada ölü yıkamak iyi para getirir. tayland da otelde çalışmak (iyi big ingilizce ile) orada size yetecek hatta artacak bir hayat sağlar. buradaki ince ayrıntıyı umarım sex turizmi olarak yorumlamazsın. yurt dışında yaşamak insanın hayata bakış açısını değiştirir çok faydalıdır, fakat bunu kolay bi yerde başlatırsa. usatanın yanında 2 yıl staj yaptıktan sonra eline ustura alan kalfa gibi olur. yazında zaten bu şekilde giden insanlara saygı duyduğunu söylemişsin ama bence yinede o ülke kültürünü daha saglam kaynaklardan takip etmelisin. oraya gidenlere göre değilde yaşayanlara göre değerlendirebilirsin.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
partyup

avatar

Mesaj Sayısı : 7
Kayıt tarihi : 08/02/11

MesajKonu: Geri: japonyada yaşamın zorlukları   Cuma 11 Şub. 2011, 03:17

bunlar pattaya ile ilgili videolar. yani türkiyede sadece bir ile göre bütün türkiye nin o ille özdeşleştirilmesi gibi bir durum pattaya da bu olay var, tayland benim yaşadığım bi yer ve kendi gördüğüm bi yere yazılardan yada videolardan daha çok inanırım. ama sen bu şekilde inanmak istiyosan devam edebilirsin. ben japonyada yaşarken 2 türk ATM'yi çaldı sonra yakalandılar. açıklamaları ise "biz onu çöp tenekesi sanmıştık" oldu. sonra okuldaki herkes bana bu muameleyi yaptı. yani onlar da diyoki türklerin hepsi böyle. sence bu durum senin hoşuna gider mi ? taksiciler turistlerden fazla para alıyo diye bütün türklere tırnakcı denmesi hoş bi durum mu ? verdiğim örnekler gayet açık sanırım, değilse ben pattayanın ne denli sex turizmi içeren bi yer olduğunu biliyorum. ayruca bu forumun başlığı ne ? japonyada yaşamın zorlukları, taylandın turizmini eleştiri değil. "ben bavulumu alıp çıkıcam, dilenci de olsam japonyada olayım" diyen arkadaşlarıma bir öneri.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Orihara Maya
☆akailili-sensei☆
avatar

Mesaj Sayısı : 5689
Kayıt tarihi : 10/02/08
Yaş : 30

MesajKonu: Geri: japonyada yaşamın zorlukları   Cuma 11 Şub. 2011, 13:10

Forumda tabii ki farklı konulara değinebilirsiniz ama eğer Japonya dışındaki ülkelerden bahsetmek istiyorsanız ya konu dışı bölümüne yazın, ya da forumda zaten başlık açmış olduğumuz diğer ülkelerin konularında paylaşın (eğer o ülkelere değiniyorsanız). Bundan sonra konu dışı yazmaya devam ederseniz mesajları silmem gerekecek çünkü. Anlayışınız için teşekkürler

Partyup, bizlerle deneyimlerini paylaştığın için teşekkürler, ilgiyle okuyorum

_________________
Forever love, forever dream,
このまま そばにいて、
夜明けに 震える 心を抱きしめて
Oh stay with me...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
emreemrep

avatar

Mesaj Sayısı : 2
Kayıt tarihi : 11/08/12

MesajKonu: Geri: japonyada yaşamın zorlukları   Salı 14 Ağus. 2012, 14:48

ben acayip derecede gitmek istiyorum ama nerde kalıcam ne edicem para yeticek mi nerde barınıcam japonca bilmiyorum pek fazla ingilizcem abuk subuk anlıyabilceklermi yemek derdi bi ramen aliyim dersin domuz etli olur müslümanlığın gitme ihtimali Very Happy. sonra arkadaş bulamama bütün gün yanlız dolaşma başına kötü şeyler gelmesi zaten japonyada polisler asker vb dışında slah taşınmıyo diye biliyorum ben korkuyorum biri cevap verebilirmi ? Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
wearlesh93

avatar

Mesaj Sayısı : 1
Kayıt tarihi : 26/12/13

MesajKonu: Geri: japonyada yaşamın zorlukları   Perş. 26 Ara. 2013, 01:27

emre ben sana eşlik ederim istersen acayip derecede gitmek istiyorum japonya'ya yerimde duramıyorum şuan orada yaşamaya bile razıyım yani o derece bi sevgi benimkisi Smile)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Zatoichi

avatar

Mesaj Sayısı : 249
Kayıt tarihi : 20/04/10
Yaş : 35

MesajKonu: Geri: japonyada yaşamın zorlukları   Salı 18 Nis. 2017, 12:34

Japonlar ev ortamında sessizliğe ve huzura çok düşkündür. Emlakçılar ve ev
sahipleri, kiracıları türlerine göre kategorize eder. Yani sadece bekarların veya
öğrencilerin yaşadığı binalar ile yaşlıların oturduğu binalar olarak. Oturacağınız
apartmanda yaşlı insanlar var ise yüksek sesle müzik dinlemek, tv izlemek
yüksek sesle konuşmak, ev içinde hızlı yürümek yasaktır. Ayrıca kedi, köpek,
kuş besleyen ve bebekli çocuklu ailelere çok çok zor kiralık ev veriliyor.
Hatta vermiyorlar desek daha doğru olur. Smile

Ayrıca, Pencere dışında veya balkon'da sigara içmek yasak..
Ülkemizdeki gibi bir balkon kültürü Japonya’da asla yoktur çünkü yasaktır.
Balkon’da mangal yapmak, çöp koymak, demirine halı,
çamaşır asmak gibi eylemlerde yasaktır.

Okullarda beden eğitimi derslerinde Kendo ve Judo zorunlu olarak öğretilir.
Ancak, müzik aletleri çalmayı öğrenmek de eğitim sisteminin bir parçasıdır.
Etnik müzik aletlerinin yanı sıra özellikle piyano çalmak’da oldukça yaygındır.
Piyano çalmayı bilmeyen Japon yok denecek kadar az’dır. Japonya'daki tüm
piyano ve orkların özel kulaklıkları vardır. Ev ortamında piyano dersine sadece
kulaklıkla çalışırlar.

Japonya'da kış aylarında hava çok soğuk olur. Gazlı soba, odun, kömür
şehir merkezlerindeki yerleşim alanlarında yasak olduğu için ısınmak tam
bir sorunudur. Tek seçenek elektrikli sobalar ile klimalar olsa da bu bina
yapısına göre yeterli olmayabiliyor.

Bunlardan birini yaptığınız taktirde apartman görevlisi kapınıza gelip sizi uyarıyor.
Kurallara uymama durumunda 2. kez uyarmıyorlar. Ev sahibi, apartman
sorumlusu aracılığı ile evden çıkmanız gerektiğini bildiren bir bildiri veriyor.

Bu nedenlerden dolayı emlak sektöründe kiracılara genellikle bu kuralları
baştan izah ederler ve ev kiralanırken sözleşme şartlarında bu yasakların
olup olmadığı iyice kontrol edildikten sonra imzalar atılır.


Eğer vücudunuzda belirgin veya görülen bir dövme var ise birçok sosyal
tesis veya Otel havuzlarına alınmayaniliyorsunuz Bunun nedeni ise Yakuza’ların
kötülüğü simgeleyen kanunsuz kişiliklerini yansıttıklarına inanıldığı için,
dövmeleri gözüken kişilerin halka açık yerlerde içeriye alınmayarak bir tür
huzur ve emniyet ortamı algısı yaratılıyor. Genellikle dövme çete imajı olarak
görülüyor. Bu nedenle çalışanlar için de yasak geçerli.
Ancak dövme her geçen gün tüm dünyada olduğu gibi Japonya’da da büyüyen
bir trend. Bu yasağın geçerli olmadığı birçok yerler de var. Çünkü müşteri
olmazsa bir mekan da olmaz. Yinede Osaka’da devlet daireleri hiçbir
memurunda dövme istemiyor. Çalışanların ve işe başvuranların vücutları
kontrol ediliyor. Bu nedenle kliniklerde çok fazla dövme sildirme modası da var. Smile

Otellerde havuza girmesi yasak olan çok fazla turist vakası var. Yasak heryerde
yaygın ve geçerli değil. Tamamen işletmecilerin zihniyeti ile ilgili bir durum.  
Yine de yasak koyan yerler, mayonuzun bir kenarından dövmeniz görünürse
gelip sizi dışarı çıkmanızı isteyebilirler. İşletmelerin girişlerinde bu yasak ile
ilgili levhalar vardır. Otellerin %60'ında da dövme tehşiri yasak.
Dövmenizde ne olduğu neyi simgelediğinin bir önemi de yok.
Görünüyor olması yeterli. Smile

Japonya'da 'Reşit' olma yaşı yoktu. Yasa, 1999'da iptal edildi ve yeniden
düzenlenerek 13'te karar alındı. Smile

Bir de yıllardan beri Resmi bir bilgi olmadığı halde resmi bir bilgiymiş gibi
etrafta spekülasyon yaratan Obezite yasağı söylentisi var. Smile Kısmen doğrudur.
Bu sadece sağlık standartlarını korumak ve hastalıkların önüne geçilmesi için
devlet yetkilileri tarafından halka ciddiyetle yaptığı bir dikte'ydi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 3052
Kayıt tarihi : 04/01/08
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: japonyada yaşamın zorlukları   Perş. 20 Nis. 2017, 13:00

13 mü Razz
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://japon.nforum.biz
Sponsored content




MesajKonu: Geri: japonyada yaşamın zorlukları   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
japonyada yaşamın zorlukları
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
4 sayfadaki 4 sayfasıSayfaya git : Önceki  1, 2, 3, 4

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
japon forum :: Japonyada Günlük Yaşam :: Japonyada Yaşam-
Buraya geçin: